Vermeyince Mabud isimli osmanklı patişahlarıyla ilgili yazılar, kıssadan hisseler, osmanlıyla ilgili

EFSANE GENC 5 Tem 2019

  1. EFSANE GENC

    EFSANE GENC tasarımcı Tasarımcı

    348
    11
    0


    VERMEYİNCE MÂBUD...

    Osmanlı Padişahlarından Sultan ll.Mahmud zaman zaman tebdili kıyafet eder , kontrollere çıkarmış. Bir sabah namazı vaktinden önce kalkar, nedimi ile çıkar, camiide namazını eda ettikten sonra bir kıraathaneye uğrarlar. Her taraf ter temiz, işleten işinin ehli , lâkin müşteri yok. Çay,kahve içerler , beklerler nafile. Ne gelen var, ne giden. Sorar :

    -Bu ne haldir ağa ?... Müşteri yok !.. Her zaman böyle midir?...

    -Ne bileyim beyim , rızkımız bu kadar demek ki.

    -Çoluk çocuk var mıdır?..

    -Ellerinden öperler beyim ... yedi tane.

    Padişah düşünür , adamın gururunu incitmeden, kendini de tanıtmadan bir hal çaresi bulur :

    -Bak ağa , ben varlıklı bir insanım. Allah’ın nasibini yoksullarla paylaşmaktan hoşlanırım. Çocukların uzun zamandır tatlı da yememişlerdir. Sana her gün bir tepsi baklava göndereceğim. Ailenizle afiyetle yersiniz , deyip , kalkıp sarayın yolunu tutar. Yolda nedimini tembihler :” Baklavanın her diliminin arasına , dışarıdan belli olmayacak biçimde bir altın koyasınız!...”

    Aradan zaman geçer. Sultan yine bir sabah vakti o kıraathaneye uğrar. Eski hamam , eski tas!... Hiç bir

    değişiklik yoktur adamın durumunda. Sorar:

    -Ne var ne yok ağa?... Tepsiler gelmiyor mu?... Yemiyor musunuz?

    -Allah ömür versin beyim , her gün geliyor. Lâkin ne yalan söyliyeyim , yemiyor , yanda ki ahçı dükkanına

    satıp , parasıyla eve nevale alıyoruz. Ama ne biçim tatlıdır ki ahçı gözü yollarda bekler her gün!?...

    -Allah müstahakını versin. Neden beklediğini bir bilseydin!...

    Garibana daha fazla eziyet etmemek için sözünün devamını getirmez . Kendini tanıtır ve ikindi vakti saraya gelmesini tembihler , uzaklaşır oradan. Gelir adam söylenen saate. Padişah hazinedarını çağırır emir verir :

    -Bu adamı alıp hazine dairesine sokacaksın. Eline bir kürek vereceksin , altın yığınına daldıracak. Kürekte ne kadar kalırsa kendisine vereceksin.

    -Ferman Padişahımızındır der hazinedar , sultanı selamlar , çıkarlar birlikte.

    Hazine dairesine girdiklerinde ; gördüklerinin karşısında adeta dili tutulur adamın , titremeye başlar. Küreği alır eline daldırır altın yığınına , kaldırır ... İkisinin de gözleri fal taşı gibi açılmıştır. Gariban heyecandan küreği ters daldırmış , kaldırdığında yalnızca tek bir altın kalabilmiş üzerinde.Durum sultana haber verilir.O bir altını adama uzatırken söylenir:

    -Vermeyince Mâbud , neylesin Sultan Mahmut!...
     
  2. S£V®

    S£V® süper moderatör Site Yetkilisi Süper Moderatör

    189,452
    3,077
    36


    Ali Paylaşım için teşekkürler,
     
  3. zahide

    zahide Administrator Site Yetkilisi Administrator

    211,734
    1,930
    38


    Ellerine sağlık ali hepsi çok güzel konular,
     
Yükleniyor...

Bu Sayfayı Paylaş