Konu etiketleri:
  1. EFSANE GENC

    EFSANE GENC ÜYE

    313
    6
    0


    TALMUD


    Yahudilerin Tevrâttan sonraki kudsî kitaplarıdır. (Sözlü emirler) dedikleri kitaptır. Talmud, iki kısmdan meydana gelmiştir. Bunlar Mişna ve Gamârâdır:

    Mişna: İbrânîce tekrar demektir. Sözlü emirlerin, kanûn hâline getirilmiş ilk hâlidir. Yahudi îtikatına göre, Allahü teâlâ, Mûsâ aleyhisselâma, Tûr dağında Tevrât kitabını (Yazılı emirleri) verdiği gibi, bazı ilimleri, yâni (Sözlü emirler)i de söyledi. Mûsâ, bu ilimleri Hârûn, Yûşâ' ve Eliâzâra bildirdi. Bunlar da, kendilerinden sonra gelen Peygamberlere bildirdiler. Eliâzâr, Şu'ayb aleyhisselâmın oğludur [Mir'ât-i kâinât]. Uzeyr aleyhisselâma yahudilerin Azrâ dedikleri (Müncid)de yazılıdır.

    Bu bilgiler, neslden nesle, yâni hahamlardan hahamlara rivayet edildi. Mîlâddan önce 538 ve mîlâddan sonra 70 senelerinde çeşidli Mişnalar yazıldı. Bunlara yahudilerin âdetleri, kanûn müesseseleri, hahamların bir mevzû'daki tartışmaları ve şahsî görüşleri de karıştırıldı. Böylece Mişnalar, hahamların indî görüş ve münâkaşalarını ifâde eden kitaplar hâline geldi.

    Yahudi hahamlarından Akiba, bunları topladı ve kısmlara ayırdı. Talebesi, haham Meir, bunlara ilâveler yaparak basitleştirdi. Daha sonraki hahamlar bu rivayetlerin, te'lîfi ve bir araya toplanması için çeşidli üsûller ve şartlar koydular. Böylece pek çok rivayetler ve kitaplar zuhûr etti. Nihâyet bunlar, Mukaddes Yehûdâya (Judah Hanesiye) ulaştı. Yehûdâ, bu karışıklıklara son vermek için, mîlâdın ikinci asrında, bu kitapların en sağlam kabûl edilenini yazdı. Yehûdâ, mevcut nüshalardan, bilhassa Meirin yazdığı nüshadan istifâde ederek, kırk yılda bir kitap vücûde getirdi. Bu kitap, diğerlerini içinde toplıyan, en son ve meşhûr (Mişna) oldu.

    Mişnanın yazılmasına iştirâk eden, fikirleri Mişnada yazılı olan, mîlâdî birinci ve ikinci asırda yaşayan yahudi hahamlara (Tannaim) yâni (muallim) derler. Yehûdâ en son muallimlerdendir. (Hâkim) diye de tabîr olunurlar. (Gamârâ)nın toplanmasına iştirâk eden hahamlara (Amoraim) yâni (îzâhcılar) derler. Bunlar muallimlerin fikirlerinin yanlışını çıkaramaz, ancak îzâh edebilirler. Mîlâddan sonra altıncı ve yedinci asırlarda, Talmuda şerh ve ilâve yapanlara (Saboraim) yâni (akıllılar veya münâkaşacılar) denildi. Talmudu şerh ve tefsîr eden hahamlardan, yahudi konsillerinin başkanı olanlarına (Geonim) denilir ki, fetvâ veren demektir. Konsil başkanı olmayanlara ise (Posekim) yâni karar verenler, tercîh edenler derler.
    .

    Mişnanın yazılmasından maksad, yazılı emir kabûl edilen, Tevrâtı tamamlayıcı olan, sözlü emirleri tanıtmaktır. Yehûdânın, yazdığı Mişnaya almadığı ve diğer hahamların yazdığı Mişnalardaki mâlûmatlar sonradan toplandı. Bunlara İlâveler (Tosefta) denildi.

    Mişnalar, Tevrâtlardan daha basît olup, kelime ve cümle şeklleri onlardan çok farklıdır. Emirler, umûmî kâideler şeklinde bildirilmiştir. Dikkat çekici misâller verilmiştir. Vâki' olmuş hâdiselere bâzan rastlanılır. Emirler beyan edilirken, kaynak olarak Tevrâtlarının âyetleri verilir. Mişna 6 kısmdan müteşekkildir: 1- Zerâim (tohumlar), 2- Moed (Mubârek günler, Bayram ve oruç günleri gibi), 3- Naşim (Kadınlar), 4- Nezikin (Zararlar), 5- Kedoşim (Mukaddes şeyler), 6- Tehera (Tahâret, temizlik)dir. Bunlar altmışüç risâleye, risâleler de cümlelere taksîm edilmiştir.

    Gamârâ: Yahudilerin Filistin ve Bâbilde iki mühim dînî mektepleri vardı. Bu mekteplerde, Amoraim (îzâhcılar) denilen hahamlar, Mişnanın mânasını açıklamaya, tezâdları düzeltmeye, örf ve âdetlere dayanarak verilen hükmlere kaynak aramaya, olmuş veya olmamış, yâni teorik mes'eleler üzerinde hükmler vermeye çalıştılar. Bâbildeki hahamların yaptıkları şerhlere (Bâbil Gamârâsı) denildi. Bu Gamârâ, Mişna ile berâber yazıldı. Meydana gelen kitaba (Bâbil Talmud)u denildi. Kudüsteki hahamların yaptıkları şerhlere de, (Kudüs Gamârâsı) denildi. Bu Gamârâ da Mişna ile berâber yazıldı. Meydana gelen bu kitaba (Kudüs Talmud)u denildi.

    Filistin Gamârâsı, bir rivayete göre mîlâdî üçüncü asırda tamamlandı.

    Bâbil Gamârâsı, mîlâdın dördüncü asrında başladı ve altıncı asrında tamamlandı.

    Daha sonra, Kudüs ve Bâbil şerhleri tefrîk edilmeksizin Mişna ve bir Gamârâya (Talmud) tabîr edildi. Bâbil Talmudu, Kudüs Talmudunun üç misli daha uzundur. Yahudiler, Bâbil Talmudunu Kudüs Talmudundan daha üstün tutarlar. Mişnanın bir-iki cümlesi, bâzan Talmudda on sayfa anlatılır. Talmudun anlaşılması, Mişnadan daha zordur. Her yahudi, din eğitiminin üçte birini Tevrât, üçte birini Mişna, üçte birini de, Talmuda ayırmak mecbûriyetindedir.

    Hahamlar, Talmudda, bir kimse kötü bir şeye niyyet etse, onu yapmasa bile günahkâr olacağını bildirmişlerdir. Onlara göre, hahamların nehy ettiği birşeyi yapmaya niyyet eden kişi, necis, pis olur. Bu îtikatların [inançların] kaynağı olan Talmuda müslümanlar (Ebül-Encâs=Necâsetlerin babası) demiştir. (Hebrew Literature sayfa 17). Yahudiler, Talmuda inanmıyanı, onu kabûl etmiyeni, yahudi saymazlar. Bunun için yahudiler, sâdece Tevrâtı kabûl eden ve ona bağlanan Karâim yahudilerini yahudi kabûl etmezler.

    Yahudi din adamları, Kudüs ve Bâbil Talmudları arasında büyük farklar, tezâdlar olduğunu itiraf etmekten sakınırlar.

    Bâbil Talmudu, ilk defa mîlâdî 1520-1522 de, Kudüs Talmudu ise, 1523 senesinde Venedikte basıldı. Bâbil Talmudu, Almanca ve İngilizceye, Kudüs Talmudu da, Fransızcaya terceme edilmiştir.

    Bâbil Talmudunun % 30'unu, Kudüs Talmudunun % 15'ini hikâyeler ve kıssalar teşkil eder. Bu hikâyelere (Hagada) derler. Yahudi edebiyatının esasını bu hikâyeler teşkîl eder. Mekteplerinde bunları okuturlar. Yahudi mekteplerinde, hattâ üniversitelerinde Tevrât ve Talmudun öğrenilmesi ve öğretilmesi mecbûrîdir.

    Hıristiyanlar, Talmuda düşman olup, ona şiddetle hücûm etmektedirler.

    Hıristiyanların, yahudilere yaptıkları zulmleri, işkenceleri, kitabımızın çeşidli yerlerinde bildirdiğimiz için, burada zikretmiyeceğiz. Ancak, hıristiyanların yahudilere Talmudla ilgili yaptıkları zulmlerden kısaca bahs edelim:

    Fransa, Polonya ve İngiltere gibi, hıristiyan beldelerde, Talmudlar toplattırılmış ve yakılmıştır. Yahudilerin evlerinde bile Talmud bulundurmaları yasak edilmiştir. Talmud hükmlerini açıklayan en mühim kişiler, Yahudi dönmeleri Nicolas Donin ile Pablo Christianidir. Pablo Christiani, mîlâdî onüçüncü asırda , Fransa ve İspanyada yaşamıştır. 1263 senesinde İspanyanın Barcelona şehrinde yapılan münâzarada hahamlar, Talmudun katı prensiblerine ve yazılarına karşı vârid olan suâllere (Cevap veremediler), bunları müdâfeadan âciz kaldılar.

    (El-Kenz-ül-Mersüd fî Kavâid-it-Talmud) kitabının beyanına göre, Talmudda, Îsâ aleyhisselâmın Cehennemin derinliklerinde, zift ve ateş arasında olduğu, Hz. Meryemin asker Pandira ile zinâ ettiği, kiliselerin necâset dolu [pislik] olduğu, papazların kelblere [köpeklere] benzediği, hıristiyanların öldürülmesi lâzım olduğu gibi husûslar yazılıdır.

    927 [m. 1520] de Papanın izni ile Bâbil Talmudu, üç sene sonra da Kudüs Talmudu basılmış, bundan otuz yıl sonra yahudiler için felaketler zuhûr etmiştir. 9 Eylül 1553 de Romada ele geçirilen bütün Talmud nüshaları yakılmıştır. Bu hâl, diğer İtalya şehirlerinde de tabîk edilmiştir. 1554 senesinde Talmud ve diğer İbrânîce kitaplara sansür konulmuştur. 1565 de Papa, Talmud kelimesinin kullanılmasını dahî, yasak etmiştir.

    1578-1581 seneleri arasında Talmud, Basel şehrinde yeniden basılmıştır. Bu baskıda, bazı risâleler çıkarılmış, hıristiyanlığı kötüleyen birçok cümleler kaldırılmış, birçok kelimeler de değiştirilmiştir. Bu tarihten sonra, Papalar yine Talmudları toplatmışlardır.

    Endülüs Emevî Sultânlarının dokuzuncusu İkinci Hakem, haham Joseph Ben Masesa emrederek, Talmudu Arapcaya terceme ettirmiştir. Okunduktan sonra, bu tercemeye (Keseye konan pislik) ismi verilmiştir. İkinci Hakem, 366 [m. 976] da vefât etti.

    Karâim yahudileri, Talmudu red etmiş ve bunu bid'at kabûl etmişlerdir.

    Talmuda göre kadın, dînî mekteplere alınamaz. Çünki hafîf akıllıdır ve ona din eğitimi şart değildir. (Kim kızına Tevrât öğretirse, ona kötü bir şey öğretmiş olur) cümlesi haham Eliazerindir. (Mişna, Naşim (kadınlar), Sotak kısmı 216). Yahudi haham Mûsâ bin Meymun, bundan maksadın Tevrât değil, Talmud olduğunu zikretmiştir.

    Talmud, müneccimliğin insan hayatına hükm eden bir ilim olduğunu bildirmektedir. Talmud, (Güneş tutulması, milletler için kötü bir alâmettir) demektedir. [Evil-Sign] Ay tutulmasının ise, yahudiler için kötü bir alâmet olduğu yazılıdır. Talmud, sihir ve kehânetlerle doludur. Birçok şeyleri ifrîtlere (Demons) bağlamışlardır. Haham Rav Hunr (Her birimizin sağında onbin, solunda onbin ifrît [şeytan] bulunur) demektedir. Haham Rabba ise, (Havradaki vaaz sırasında zuhûr eden izdiham, ifrîtler sebebi iledir. Elbiselerin eskimesi, ifrîtlerin sürtünmelerindendir. Ayakların kırılması, yine ifrîtler sebebi iledir) demektedir. Talmudda, şeytanların, öküzlerin boynuzlarında raks ettikleri, şeytanın Tevrât okuyanlara zarar veremiyeceği, Cehennem ateşinin, Benî İsrâîlin günahkârlarını yakmıyacağı yazılıdır.

    Yine Talmudda, Benî İsrâîlin günahkârlarının oniki ay Cehennemde yanacağı, Kıyâmeti inkâr edenlerin ve diğer milletlerden olan günahkârların elîm bir azâb içinde ebedî olarak kalacakları, orada vücûdlarının kurtlarının ölmiyeceği ve ateşlerinin sönmiyeceği yazılıdır.

    Yine bazı hahamlar Talmudda, ruh cesedden ayrıldıktan sonra, hesap olmadığını, günahlardan cesedin mes'ûl olduğunu, ruhun cesedden mes'ûl olmasının mümkin olmadığını yazmışlardır. Başka bir haham da, yine Talmudda buna itiraz etmiştir.

    Talmudda, (Hahamlardan bazıları, insan ve karpuz yaratmaya kâdirdir) diye yazılıdır. Bir hahamın, bir kadını dişi merkeb hâline getirdiği, üzerine bindiği, onunla çarşıya gittiği, sonra da başka bir hahamın, onu eski hâline çevirdiği, Talmudun rivayetlerindendir. Talmudda, hahamların hârikulâde işleri, yılanlar, kurbağalar, kuşlar ve balıklara âid pekçok efsâne ve kıssaları yazılıdır. Yine Talmudun beyanına göre, ormanda bir yırtıcı hayvan olup, Rum kayseri bunu görmek istemiş, bu hayvan Romaya 400 mil yaklaşınca kükremiş ve Roma şehrinin duvarları yıkılmıştır. Yine Talmudun beyanına göre, ormanda bir yaşında bir öküz, Tûr dağı kadar imiş. Çok büyük olduğu için, bunları kurtarmak Nuh aleyhisselâma çok zor gelmiş ve bunlardan sâdece birini boynuzlarından gemiye bağlamış. O zamanın Bashan (Bolan) beldesinin mâliki olan (Avc), vücûdu çok büyük olduğu için, gemiye binememiş, o da öküzün sırtına binmiş. Bu melik Avc, dünya kadınlarından biri ile evlenen bir melekten doğan Amâlikalılardan imiş. Ayağı 40 mil uzunluğunda imiş. Akıl ve mantığın aslâ kabûl edemiyeceği daha nice safsatalar...

    Yine Talmudun bildirdiğine göre, Titus mâbete girmiş, kılıcını çekerek mâbetin perdesini parçalamış ve perdeden kan akmış, onu cezâlandırmak için, bir sivrisinek gönderilmiş ve beynine girmiş. Titusun beyninde sinek güvercin gibi oluncaya kadar büyümüş. Titus ölünce kafası açılmış, sivrisineğin bakırdan bir ağzı ve demirden ayakları olduğu görülmüş imiş.

    Hahamların öğrettiği şeylere itiraz edenlerin cezâlandırılacağı, bir yahudi, bir yabancı yanında bir yahudinin aleyhine şâhitlik yaparsa, lânetleneceği, bir yahudinin yabancıya karşı yaptığı yeminin hükmü olmadığı, yine Talmudun beyanlarındandır.

    Talmudun Hoşem hamişpat, Yoreh deah, Sultan Arah kısmlarında, (Yahudi olmıyan kimselerin kanını akıtmak Allaha kurban takdim etmektir), (Yahudilik maksad ve gayesi için işlenen bütün günahlar, gizli olmak şartı ile mubâhtır), (Yalnız yahudi olanlara insan gözü ile bakılır. Yahudi olmayanlar birer hayvandır), (Allah dünyanın bütün servetini sâdece yahudilere tahsîs etmiştir), (Hırsızlık etmeyiniz emri sâdece yahudiler içindir. Diğer milletlerin canları ve malları helâldır), (Yahudi olmıyanların ırzı, nâmusu helâldır. Zinâ etmiyeceksin emri yahudiler içindir), (Yahudi olmayanın, malını çalan ve işini elinden alan bir yahudi, iyi bir iş yapmıştır), (Emirlerimizi, yahudi olmıyan birine haber vermek, bütün yahudileri katledilmeleri için ihbâr etmekle aynıdır. Yahudi olmıyanlar, kendileri için öğrettiğimiz şeylerden mâlûmat sahibi olunca bizi sürgün ederler), (Ziraatten daha aşağı bir iş yoktur) gibi cümleler vardır.

    Talmudda, yahudilerin bekledikleri Mesîh için, (Mesîh, yahudi olmıyanları, harb arabalarının tekerlekleri altında ezecektir. Büyük harb olacak ve insanların üçte ikisi ölecektir. Yahudiler gâlib olacak, mağlup olanların silâhlarını yedi sene yakacak olarak kullanacaklardır.
     
  2. S£V®

    S£V® süper moderatör Site Yetkilisi Süper Moderatör

    186,566
    3,038
    36


    Ali Paylaşım için teşekkürler,
     
  3. zahide

    zahide Administrator Site Yetkilisi Administrator

    210,319
    1,901
    38


    Ellerine sağlık ali hepsi çok güzel konular,
     
Yükleniyor...

Bu Sayfayı Paylaş