Sırbistan Ders Kitaplarında Türklerden Nasıl Bahsediyorlar, sirplar türkleri nasıl biliyorlar, Ermen

zahide 19 May 2012

  1. zahide

    zahide Administrator Site Yetkilisi Administrator

    195,737
    1,492
    38


    SIRBİSTAN

    İlköğretim Tarih Kitaplarında;

    Osmanlılar'ın işgalinden bahsedilmekte Türklerin Hristiyanlar'dan kafir olarak bahsettikleri ve eşit muamele yapmadıkları Sırpları sömürdükleri baskı altında tuttukları mallarına el koydukları birçok vergiler uyguladıkları; başlangıçta Osmanlıların çok güçlü olmasından dolayı Sırp halkının karşı koyamadığı Osmanlının işgal ettiği yağmaladığı; 16 ncı yüzyılın sonunda Osmanlının ekonomik yapısının bozulmasından sonra şiddet ve yağmacılığın daha da arttığı idari yapıda bozukluklar meydana geldiği; işgal altındaki Sırp halkının ancak hayatını devam ettirebildiği; sosyal kültürel ve ekonomik gelişmenin durduğu; bazı Hristiyanların Müslümanlığı kabul ettiği bunların çoğunlukla göçebe olan Güney Slavlar olduğu ve Bosna-Hersek’te bulundukları Müslüman olduktan sonra bazı adetlerini ve dillerini korudukları fakat dini bağlarla sıkı sıkıya bağlandıkları Osmanlıları destekleyerek kendi ırklarına karşı düşman oldukları ifade edilmektedir.
    Türkler paralı piyade (yeniçerileri) oluşturmuşlardır. Yeniçeriler Osmanlılara yenilen milletlerden alınan çocukların askerlik sanatını öğretmeleri ve Müslüman yapılmalarıyla oluşan bir yapılanmaya sahipti. Yeniçerilik Sultanlar tarafından Hristiyanlara yüklenmiş olan Kan Vergisiydi.
    Türkler bu iki Sırp'ı keserken orada olan İlija KOLARAC şöyle anlatmıştır: "Cellat Prens Sima'yi keserken boynunu bir vuruşta kesemedi birkaç defa vurdu. Prens yiğitçe “Kes! Allah aşkına...” Kılıcı bekleyen ve bağlanmış olan Yüzbaşı DRAGİÇ bağırdı... O anda başka bir Türk koşup gelmiş ve DRAGİÇ'in kafasını uçurmuştur...."
    Vergiler iki katına çıkarılmış Dayılar yükselttikleri bütün Sultan gelirlerine (haraç vergi çubuk gümrük) el atmışlardır. Haraç iki ve üç katına çıkarılıp vergi 15'ten 25-35 grosa yükseltilmiştir.Diğer vergiler de yükseltilmiştir. Bundan başka dayılar subaşıları kendi isteklerine göre yargılamış; halkı dövmüş öldürmüş aşırı vergi almış atları silah ve hoşlandıklarını yağma etmişlerdir.
    Kanunsuzluk ve acımasızlıkla dolu olan bu yönetim Belgrad Paşalığında halk ve Türk yöneticileri arasında çarpışmalara sebep olmuştur.
    Halkta telaş ve ayaklanma hazırlıkları hisseden Dayılar ayaklanmayı bütün önemli milli önderleri öldürmekle önlemeye karar vermişlerdir. İlk yakalananlar arasında Prens ALEKSA İlija BİRCANİN ve Milovan GRBOVİÇ idiler. Foçalı Mehmet Ağa'nın emriyle Prens ALEKSA ve İlija BİRCANİN 23 Ocak 1804 tarihinde Valjevo şehrinde halkın gözlerinin önünde kesilmişlerdir.








    ERMENİSTAN

    İlköğretim Tarih Kitaplarında;

    Birinci Dünya Savaşı Kafkas Cephesinde Başlangıçta; Türkler büyük başarılar elde ettiler. Orada yaşayan Ermenileri Yunanlıları Asurluları katlettiler...
    İlk olarak Osmanlı Ordusundaki Ermenilerin ellerinden silahlarını aldılar ve onları yok ettiler. Ermenilere yolların inşası barikatların kurulması ve yüklerin taşınması gibi en ağır işleri veriyorlardı. Sonra da askerler ya da polis onları ellişerli-yüzerli gruplar halinde götürüp katlediyordu.
    İkinci adım; önde gelen Ermenileri (doktor öğretmen din adamı parti üyeleri vs) hapsedip yok etmekti. Ermenileri düşünen beyinlerden mahrum bırakıyorlardı. Ekseriyetle 18-45 yaş arasındaki genç Ermeni erkekleri sürgüne gönderiliyor ve yok ediliyordu. Kadınlar çocuklar ve yaşlılar ise mecburi göçe ve katliama maruz kalıyordu.
    Ermeni halkının göç ettirilmesi ve katliamı 1914 sonu ile 1915 ilkbaharı ile başlar. Türk Devleti Ermeni ahalisini Ortadoğu’nun çöllerine sürgün ediyordu. Sürgün süresince Ermenilerin neleri varsa talan ediliyordu. Güzel kadınlar ve kızlar Müslümanların haremine götürülüyordu. Kürtlerin çetelerin polis ve askerlerin saldırılarına maruz kalıyorlardı. Yola devam edemeyenler öldürülüyordu.
    Sürgün yerine sürgün edilenlerin %10’u ulaşıyordu; örneğin Trabzon’dan kovulmuş 3000 Ermeniden Halep’e 35 kişi ulaştı. Kalanı öldürüldü ya da açlıktan susuzluktan ve çeşitli hastalıklardan öldü. Güney şehirleri köle pazarlarına dönüşmüştü. Buralarda Ermeniler çok ucuza satılıyordu.
    Katliamlardan kurtulmak için çok sayıda Ermeni yurtlarını kendileri terketti. Kasım 1914’ten 1916’ya dek çoğunluğu kadın ve çocuk yüzbinlerce Ermeni Rusya’ya Doğu Ermenistan’a göçtüler. Katliamlar ve sürgün nedeniyle Batı Ermenistan asıl sahibinden yani Ermeniler’den mahrum kaldı. (İstanbul ve İzmir’de yaşayan Ermeniler’in tamamı sürgün edilmedi.)
    1915-1918 yılları arsında Jön Türklerin siyaseti soykırım olarak adlandırılmalıdır. Çünkü onların amacı Ermeni Milletinin kökünü kazımaktı. Osmanlı Türkiye’sinde yaşayan 25 milyon Ermeniden 15 milyonu öldürüldü ya da açlıktan çeşitli hastalıklar yüzünden öldü. 200 bin Ermeni zorla Türkleştirildi. Vahşiler imparatorluğun 66 şehir ve 2500 köyünün Ermeni ve Hristiyan halkını yok ettiler. 2350 kilise ve manastır 1500 okul talan edildi ve yıkıldı. Osmanlılar; bankalardaki paralarına onlara ait topraklara çiftliklere menkul ve gayrimenkullere el koydu.
    Türkiye tarafından Ermeni sorununun çözümlenmesi amacıyla 1915-1923 yıllarında yapılan Ermeni soykırımının tanınması Ermeni milleti için prensip anlam taşımakladır.
    Soykırım olayının tanınmasıyla; Ermeni milletinin toprak taleplerinin ve uğratılan zarar tazminatının tanınması konuları ortaya çıkmaktadır.






     
  2. KAFKASKIZI

    KAFKASKIZI süper moderatör Site Yetkilisi Süper Moderatör

    39,861
    1,278
    0


    emeğine ellerine sağlık Zahide'm güzel paylaşımın için teşekkür ederim,
     
Yükleniyor...

Bu Sayfayı Paylaş