Kuran-ı Kerim MÂİDE Suresi Türkçe Meali ve açiklamaları, Kapsamli olarak Maide suresi türkce aciklam

goktepeli26 24 May 2013



  1. قَالَ اللّهُ هَذَا يَوْمُ يَنفَعُ الصَّادِقِينَ صِدْقُهُمْ لَهُمْ جَنَّاتٌ تَجْرِي مِن تَحْتِهَا الأَنْهَارُ خَالِدِينَ فِيهَا أَبَدًا رَّضِيَ اللّهُ عَنْهُمْ وَرَضُواْ عَنْهُ ذَلِكَ الْفَوْزُ الْعَظِيمُ

    [​IMG][​IMG]
    [​IMG]

    Kâlellâhu hâzâ yevmu yenfeus sâdikîne sıdkuhum, lehum cennâtun tecrî min tahtihel enhâru hâlidîne fîhâ ebedâ(ebeden) radiyallâhu anhum ve radû anh(anhu) zâlikel fevzul azîm(azîmu).


    1. kâle allâhu : Allâh (cc.) dedi (buyurdu)

    2. hâzâ yevmu : bu gün

    3. yenfeu es sâdikîne : sâdıklara fayda verecek

    4. sıdku-hum : onların sadâkatları, doğrulukları

    5. lehum cennâtun : onlara, onlar için cennetler vardır

    6. tecrî min tahti-hâ : onun altından akar

    7. el enhâru : nehirler, ırmaklar

    8. hâlidîne fî-hâ : onun içinde, orada kalacak olanlar

    9. ebeden : ebediyyen, sonsuz

    10. radiya allâhu : Allâh (cc.) razı

    11. an-hum : onlardan

    12. ve radû an-hu : ve onlar ondan razılar

    13. zâlike : işte bu

    14. el fevzu el azîmu : en büyük fevz



    İmam İskender Ali Mihr : Allahû Tealâ şöyle buyurdu; "Bugün sadıklara, sadâkatlarının kendilerine fayda vereceği bir gündür. Onlar için altlarından ırmaklar akan, içinde ebedî olarak kalacakları cennetler vardır. Allah onlardan râzı olmuş, onlar da Allah'tan râzı olmuşlardır. İşte bu, “Fevz-ül Azîm” dir (en büyük fevzdir).

    Diyanet İşleri : Allah, şöyle diyecek: “Bugün, doğrulara, doğruluklarının yarar sağlayacağı gündür.” Onlara içinden ırmaklar akan, içinde ebedî kalacakları cennetler vardır. Allah, onlardan razı olmuş, onlar da Allah’tan razı olmuşlardır. İşte bu büyük başarıdır.

    Abdulbaki Gölpınarlı : Allah diyecek ki: Bugün, öyle bir gündür ki gerçeklerin gerçekliği fayda eder ancak. Onlarındır kıyılarından ırmaklar akan cennetler, ebedî kalırlar orada. Allah onlardan râzı olmuştur, onlar da ondan râzı olmuşlardır. İşte budur en büyük kurtuluş.

    Adem Uğur : (Bu konuşmadan sonra) Allah şöyle buyuracaktır: Bu, doğrulara, doğruluklarının fayda vereceği gündür. Onlara, içinde ebedî kalacakları, zemininden ırmaklar akan cennetler vardır. Allah onlardan razı olmuştur, onlar da O'ndan razı olmuşlardır. İşte büyük kurtuluş ve kazanç budur.

    Ahmed Hulusi : Allâh buyurdu: "Bu, sadıklara, tasdiklerinin (hakikati şüphesiz ve tereddütsüz) sonucunun yaşandığı gündür! İçinde ebedî kalıcılar olarak, altlarından nehirler akan cennetler var onlar için". . . Allâh onlardan razı olmuştur, onlar da O'ndan razı. . . İşte budur büyük kurtuluş!

    Ahmet Tekin : Allah:
    'Îsâ’nın bu sözleri söylediği gün, doğrulara, samimi olanlara, imanda, İslâm’da sadâkatlerinin fayda vereceği gündür. Onlara altlarından ırmaklar akan cennet konakları var. Orada ebedî yaşayacaklar. Allah onlardan razı olmuştur. Onlar da Allah’tan razı olmuşlardır. İşte büyük mutluluk ve kazanç budur.' buyurdu.

    Ahmet Varol : Allah der ki: 'Bu, doğrulara doğruluklarının yarar sağlayacağı bir gündür. Onlar için altından ırmaklar akan içinde sonsuza kadar kalacakları cennetler vardır. Allah onlardan razı olmuş, onlar da Allah'tan razı olmuşlardır. İşte büyük kurtuluş budur.'

    Ali Bulaç : Allah dedi ki: "Bu, doğrulara, doğru söylemelerinin yarar sağladığı gündür. Onlar için, içinde ebedi kalacakları, altından ırmaklar akan cennetler vardır. Allah onlardan razı oldu, onlar da O'ndan razı olmuşlardır. İşte büyük 'kurtuluş ve mutluluk' budur."

    Ali Fikri Yavuz : Allah şöyle buyurur: “-Bugün, doğru söyliyenlerin sadakatleri kendilerine fayda vereceği bir gündür. Onlara, ağaçları altından ırmakla akar cennetler vardır. Onlar orada devamlı olarak kalıcıdırlar. Allah kendilerinden razı olmuş, onlar da Allah’dan razı olmuşlardır. İşte bu, en büyük kurtuluş!...

    Bekir Sadak : Allah, «Bu, dogrulara dogruluklarinin fayda verdigi gundur; ebedi ve temelli kalacaklari, altlarindan irmaklar akan cennetler onlarindir. Allah onlardan hosnud olmustur, onlar da Allah'tan hosnud olmuslardir, bu buyuk kurtulustur» dedi.

    Celal Yıldırım : (Bunun üzerine) Allah buyuracak : (Bugün) doğruların doğruluklarının kendilerine yarar verdiği gündür; onlar için altlarından ırmaklar akan içinde ebedî kalacakları Cennetler vardır. Allah onlardan razı oldu, onlar da Allah'tan razı oldular. İşte bu, büyük bir kurtuluştur.

    Diyanet İşleri (eski) : Allah, 'Bu, doğrulara doğruluklarının fayda verdiği gündür; ebedi ve temelli kalacakları, altlarından ırmaklar akan cennetler onlarındır. Allah onlardan hoşnud olmuştur, onlar da Allah'tan hoşnud olmuşlardır, bu büyük kurtuluştur' dedi.

    Diyanet Vakfi : (Bu konuşmadan sonra) Allah şöyle buyuracaktır: Bu, doğrulara, doğruluklarının fayda vereceği gündür. Onlara, içinde ebedî kalacakları, zemininden ırmaklar akan cennetler vardır. Allah onlardan razı olmuştur, onlar da O'ndan razı olmuşlardır. İşte büyük kurtuluş ve kazanç budur.

    Edip Yüksel : ALLAH ilan edecek: 'Bu, doğrulara doğruluklarının yarar sağladığı gündür.' Onlar için içlerinden ırmaklar akan ve orada sürekli kalacakları cennetler (bahçeler) var. ALLAH onlardan, onlar da O'ndan hoşnut olmuştur. Büyük başarı işte bu...

    Elmalılı Hamdi Yazır : Allah buyurur ki: bu, işte sadıklara sadakatlerinin faide vereceği gündür, onlara altından ırmaklar akar cennetler var ebediyyen içlerinde kalmak üzere onlar, Allah onlardan razı olmuş, onlar da Allahdan razı, işte o fevzı azîm bu

    Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Allah buyurur ki: «İşte bu, doğrulara, doğruluklarının fayda vereceği gündür. Onlar için, altlarından ırmaklar akan, içlerinde ebedi kalacakları cennetler vardır. Allah onlardan razı olmuş, onlar da Allah'tan. İşte o büyük kurtuluş budur.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Allah buyurdu ki: «Bu, sadıklara doğruluklarının fayda sağladığı gündür. Onlar için altlarından ırmaklar akan, içinde ebedî kalacakları cennetler vardır». Allah onlardan razı olmuş, onlar da O'ndan razı olmuşlardır. İşte büyük kurtuluş budur.

    Fizilal-il Kuran : Allah dedi ki; Bugün, doğruların doğruluklarının yararını görecekleri gündür, onlar için altından nehirler akan ve içlerinde ebedi kalacakları cennétler vardır. Allah onlardan razıdır, onlar da ondan razıdırlar. İşte o büyük kurtuluş, o büyük başarı budur.

    Gültekin Onan : Tanrı dedi ki: "Bu, doğrulara doğru söylemelerinin yarar sağladığı gündür. Onlar için altlarından ırmaklar akan ve orada ebediyen kalacakları cennetler vardır. Tanrı onlardan razı olmuştur, onlar da O'ndan razı olmuşlardır. İşte büyük 'kurtuluş ve mutluluk' budur."

    Hasan Basri Çantay : (Bu suâl ve cevablardan sonra) Allah dedi (diyecek) ki: «Bu (gün) doğru söyleyenlerin sadâkatları kendilerine fâide vereceği bir gündür. Altından ırmaklar akan cennetler — ki orada ebedî ve daimî kalıcıdırlar — Onlarındır. Allah kendilerinden raazî olmuşdur, kendileri de Ondan raazî olmuşlardır ve işte bu, en büyük kurtuluş ve seâdetdir».

    Hayrat Neşriyat : (Bunun üzerine) Allah şöyle buyurur: 'Bu (gün), doğru olanlara doğruluklarının fayda vereceği gündür! Onlar için, altlarından ırmaklar akan Cennetler vardır; (onlar)orada ebedî olarak devamlı kalıcıdırlar. Allah onlardan râzı olmuştur ve (onlar da) O’ndan râzı olmuşlardır.' İşte büyük kurtuluş budur!

    İbni Kesir : Allah buyurdu ki: Bu, doğru söyleyenlerin doğruluklarının fayda verdiği gündür. Onlara; altından ırmaklar akan, içinde temelli kalacakları cennetler vardır. Allah; onlardan hoşnud olmuştur, onlar da Allah'dan hoşnud olmuşlardır. Büyük kurtuluş işte budur.

    Muhammed Esed : (Ve Hesap Günü) Allah şöyle diyecektir. "Bugün sözlerine sadık olanlar hakikate sadakatlerinin faydasını görecekler: sonsuza kadar kalacakları, içinden ırmaklar akan hasbahçeler onların olacak; Allah onlardan çok hoşnuttur ve onlar da Allahtan çok hoşnutturlar: Bu büyük bir mazhariyettir".

    Ömer Nasuhi Bilmen : Allah Teâlâ buyurdu ki: «Bu, sâdıklara sadâkatlarının faide vereceği bir gündür. Onlar için altlarından ırmaklar akan cennetler vardır ki, onlar bunlarda ebedî olarak kalıcılardır. Allah Teâlâ onlardan razı olmuş, onlar da Allah Teâlâ'dan razı olmuşlardır. İşte bu, en büyük bir kurtuluştur.»

    Ömer Öngüt : Allah şöyle buyurdu: “Bu, sâdıkların sadakatlerinin fayda vereceği gündür. Onlar için altlarından ırmaklar akan cennetler vardır, orada ebedî kalacaklardır. Allah onlardan râzı olmuştur, onlar da Allah'tan râzı olmuşlardır. İşte büyük kurtuluş budur.

    Şaban Piriş : Allah ise şöyle dedi: -İşte bugün, doğrulara doğrulukları fayda verir. Onlar için, içinde ebedi kalacakları, içinden ırmaklar akan cennetler vardır. Allah onlardan razı olmuştur. Onlar da Allah’tan razı olmuşlardır. İşte bu, büyük bir kurtuluştur.

    Suat Yıldırım : Bunlardan sonra Allah buyurur ki: "Bu gün o gündür ki, doğruların doğruluğu kendilerine fayda verir. Onlara içinden ırmaklar akan cennetler var. Orada daimî kalırlar. Allah onlardan razı olmuş, onlar da Allah’tan razı olmuşlardır. İşte büyük başarı ve mutluluk budur!"

    Süleyman Ateş : Allâh buyurdu: "Bu, sâdıklara, doğruluklarının fayda sağlayacağı gündür. Onlar için altlarından ırmaklar akan, içinde ebedi kalacakları cennetler vardır." Allâh onlardan râzı olmuştur, onlar da O'ndan râzı olmuşlardır. İşte büyük başarı budur!

    Tefhim-ul Kuran : Allah dedi ki: «Bu, doğrulara, doğru söylemelerinin yarar sağladığı gündür. Onlar için içinde ebedi kalacakları altından ırmaklar akan cennetler vardır. Allah onlardan razı oldu, onlar da O'ndan razı olmuşlardır. İşte büyük 'kurtuluş ve mutluluk' budur.»

    Ümit Şimşek : Allah buyurur ki: Bugün, doğrulara doğruluklarının fayda verdiği gündür. Onlar için, ebediyen kalmak üzere, altlarından ırmaklar akan Cennetler vardır. Allah onlardan razıdır, onlar Allah'tan. Bu ise pek büyük bir kazanç ve kurtuluştur.

    Yaşar Nuri Öztürk : Allah buyurdu: "Özü-sözü doğru olanlara, doğruluklarının yarar sağlayacağı gün budur. Altlarından ırmaklar akan cennetler var onlar için. Sonsuza dek kalacaklardır orada." Allah onlardan razı olmuştur, onlar da Allah'tan razı olmuşlardır. İşte budur büyük kurtuluş.


    [​IMG][​IMG]
    [​IMG]






     


  2. لِلّهِ مُلْكُ السَّمَاوَاتِ وَالأَرْضِ وَمَا فِيهِنَّ وَهُوَ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ

    [​IMG][​IMG]
    [​IMG]




    Lillâhi mulkus semâvâti vel ardı ve mâ fîhin(fîhinne) ve huve alâ kulli şey’in kadîr(kadîrun).


    1. li allâhi : Allâh'ın (cc.)

    2. mulku es semâvâti : semaların, göklerin mülkü

    3. ve el ardı : ve arz, yeryüzü, yer

    4. ve mâ fî-hinne : ve onların içinde olanlar, onlarda bulunanlar

    5. ve huve : ve o

    6. alâ kulli şey'in : her şeye

    7. kadîrun : kâdir, kudret sahibi, muktedir



    İmam İskender Ali Mihr : Göklerin, yerin ve onlarda bulunanların mülkü Allah'ındır. Ve O, herşeye kaadirdir.

    Diyanet İşleri : Göklerin, yerin ve bunlardaki her şeyin hükümranlığı yalnızca Allah’ındır. O, her şeye hakkıyla gücü yetendir.

    Abdulbaki Gölpınarlı : Allah'a aittir göklerin yeryüzünün ve oralarda ne varsa hepsinin tasarrufu ve onun her şeye gücü yeter.

    Adem Uğur : Göklerin, yerin ve içlerindeki her şeyin mülkiyeti Allah'ındır, O, her şeye hakkıyle kadirdir.

    Ahmed Hulusi : Semâlar, arz ve onlarda ne varsa hepsinin varlığı Allâh'ındır (Esmâ'sının mânâlarının açığa çıkışıdır)! O, her şeye Kaadir'dir.

    Ahmet Tekin : Göklerin, yerin ve bunların içindeki varlıkların ve imkânların mülkü ve hâkimiyeti Allah’ındır, Allah’ın tasarrufundadır.. O’nun her şeye gücü, kudreti yeter.

    Ahmet Varol : Göklerin, yerin ve bunların içinde olanların mülkiyeti Allah'a aittir. O, her şeye güç yetirendir.

    Ali Bulaç : Göklerin, yerin ve içlerinde olanların tümünün mülkü Allah'ındır. O, her şeye güç yetirendir.

    Ali Fikri Yavuz : Göklerle yerin ve içlerinde ne varsa hepsinin mülkü Allah’ındır. O, her şeye kadirdir.

    Bekir Sadak : Goklerin, yerin ve onlarda bulunanlarin hukumranligi Allah'indir, Allah her seye Kadir'dir.*

    Celal Yıldırım : Göklerin, yerin ve bunlarda bulunanların mülkü (tasarruf ve hükümranlığı) Allah'ındır. O her şeye kadirdir (gücü her şeye yeter).

    Diyanet İşleri (eski) : Göklerin, yerin ve onlarda bulunanların hükümranlığı Allah'ındır, Allah her şeye Kadir'dir.

    Diyanet Vakfi : Göklerin, yerin ve içlerindeki her şeyin mülkiyeti Allah'ındır, O, her şeye hakkıyle kadirdir.

    Edip Yüksel : Göklerin, yerin ve aralarındaki her şeyin egemenliği ALLAH'a aittir. O'nun gücü herşeye yeter.

    Elmalılı Hamdi Yazır : Allahındır bütün o Göklerin ve Yerin ve bunlarda ne varsa hepsinin mülkü, ve o her şey'e kadir, daima kadirdir

    Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Bütün o göklerin, yerin ve onlarda olan herşeyin hükümranlığı Allah'ındır. O, herşeye daima gücü yetendir.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Göklerin, yerin ve bunlarda bulunan herşeyin mülkü Allah'ındır. O herşeye kâdirdir.

    Fizilal-il Kuran : Göklerin, yeryüzünün ve her ikisinde bulunan tüm varlıkların egemenliği Allah'ın tekelindedir. O'nun herşeye gücü yeter.

    Gültekin Onan : Göklerin, yerin ve içlerinde olanların tümünün mülkü Tanrı'nındır. O, her şeye güç yetirendir.

    Hasan Basri Çantay : Göklerin, yerin ve içlerinde ne varsa (hepsinin) mülk (-ü tasarruf) u Allahındır. O her şey'e hakkıyle kaadirdir.

    Hayrat Neşriyat : Göklerin ve yerin ve onlarda olanların mülkü Allah’ındır. Ve O, herşeye hakkıylagücü yetendir.

    İbni Kesir : Göklerin, yerin ve onlardaki her şeyin mülkü Allah'ındır. Ve O, her şeye Kadir'dir.

    Muhammed Esed : Göklerin, yerin ve içlerindeki her şeyin hükümranlığı Allahındır: O, dilediğini yapmaya kadirdir.

    Ömer Nasuhi Bilmen : Göklerin ve yerin ve bunlarda bulunanların mülkü Allah Teâlâ'nındır. Ve O, herşeye bihakkın kâdirdir.

    Ömer Öngüt : Göklerin, yerin ve her ikisinde bulunanların mülkü Allah'ındır. O, her şeye kâdirdir.

    Şaban Piriş : Göklerin, yerin ve içindekilerin hükümranlığı Allah’a aittir. O’nun gücü her şeye yeter.

    Suat Yıldırım : Göklerin, yerin ve oradaki her şeyin hakimiyeti Allah’ındır ve O her şeye hakkıyla kadirdir.

    Süleyman Ateş : Göklerin, yerin ve bunlarda bulunan herşeyin mülkü Allâh'ındır. O, herşeye kâdirdir!

    Tefhim-ul Kuran : Göklerin, yerin ve içlerinde olanların tümünün mülkü Allah'ındır. O, her şeye güç yetirendir.

    Ümit Şimşek : Göklerin, yerin ve onlarda bulunanların egemenliği Allah'ındır. Onun gücü herşeye yeter.

    Yaşar Nuri Öztürk : Göklerin, yerin ve bunlarda bulunanların mülkü/yönetimi Allah'ındır. O'nun her şeye gücü yeter.


    [​IMG][​IMG]
    [​IMG]




     


  3. [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    MÂİDE Suresinin Arapça yazılışı
    [​IMG][​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]

    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]

    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]

    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG][​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]




     
    Moderatör tarafından düzenlendi: 26 May 2013
  4. zahide

    zahide Administrator Site Yetkilisi Administrator

    211,187
    1,909
    38


    filizcim bunlara ne emek veriyorsun allah razi olsun sevaplarını sana yazsın,
     



  5. tskler ablam yuregine saglik AMINN cumlemizden...
     
Yükleniyor...

Bu Sayfayı Paylaş