Köyüme Ağıt, Şair Mehmet Turan'ın Köyüne Ağıdı, Şair Mehmet Turan Köyü İçin Yazdığı Destan, Boşaltı

zahide 5 Haz 2009

  1. zahide

    zahide Administrator Site Yetkilisi Administrator

    211,315
    1,909
    38


    Hani Gençler nerede, köy nasıl boşaldı?
    Aynı yaştayız söyle emsal kim kaldı?
    Duran emmiler göçeli çok mu oldu?
    Bana söyle, güzel köyüm, sana ne oldu

    ****

    Ah! Köyüm hiç, mi hiç, unutmadım seni
    Buram, buram kekik kokardı etrafı
    Yedi veren üzümler, yeşildi bağı
    Asma üzüm; üzümde, tat ne de güzeldi

    ****

    İnce belli kızlar çeşmeye giderdi
    Güllü kızda da al yanaklar gülerdi
    Belikler ince, uzun omuz döverdi
    Siyah saç; saçta, sarı toka ne güzeldi

    ****

    Yeşil çayırda inekler yayılırdı
    Testi olmuş memeler, süt sağılırdı
    Ala Boğa sesi köyde duyulurdu
    Boğa boyun; boyunda, gerdan ne güzeldi

    ****

    Eh! İki bin koyun yaylıma çıkardı
    Anam elinde cıngıl, koyun sağardı
    Tandırda süt pişirir, teşte yayardı
    Süt teş; teşte, sütün kaymağı ne güzeldi

    ****

    Turfana da, kaymaklı yoğurt konurdu
    Altında topaç, turfanda yayılırdı
    Tereyağ tamam mı, gözde bakılırdı
    Yağ turfan; turfanda, ayran ne güzeldi

    ****

    Koyaklarda sarı gül, çiğdem olurdu
    Sivri uç değnek, çiğdeme gidilirdi
    Bir ay sonra, çalığa sıra gelirdi
    Değnek çalık; çalıkta, ak kök ne güzeldi

    ****

    Nisan ayında karıklar yapılırdı
    Islatılmış tohum, toprağı bulurdu
    Haziran’da bostan, dal, fidan olurdu
    Karık hıyar; hıyarda, da tat ne güzeldi

    ****

    Kardan sonra ekinler de göverirdi
    Mayısta buğdaylar, kelleye dururdu
    Haziran’da tırpan, tönğüyü bulurdu
    Töngü ekin; ekinde, başak ne güzeldi

    ****

    Desteler sıralı, sıralı yatardı
    Anam orak elde, yığınlar yapardı
    Tarlaya tırmık çek; toz, duman çıkardı
    Tırmık başak; başakta, tane ne güzeldi

    ****

    Üçgen kağnı zelve ayağa dikerdi
    Tekerler, mazı, öküzler ne çekerdi
    Tekerlerdeki sesler yürek yakardı
    Kağnı sap; saplardaki, koku ne güzeldi

    ****

    Kaya tuzu, akşamdan ıslatılırdı
    Tan vaktinde; teşlerde, hamur hazırdı
    El dibek gibi, kollar bezi alırdı
    Kol el; ellerdeki, parmaklar ne güzeldi

    ****

    Beziler, tandır damında bulunurdu
    Tahta, oklava, döner; yufka olurdu
    Kokusu da uzaklarda duyulurdu
    Saç yufka; yufkada, dürümler ne güzeldi

    ****

    Arktan, karıklara soğuk su akardı
    Dal, gül, döl, tevek birbirini sarardı
    Eşek, sebze eve heybeyle gelirdi
    Sebze tevek; tevekte, hıyar ne güzeldi

    ****

    Hıyar, domates, maydanozla biberi,
    Söğütler altında közlerdik mısırı
    Bağlarda, salkım salkım tatlı üzümü
    Bağ üzüm; üzümler, ağızda ne güzeldi

    ****

    Sabah, gün doğmadan evvel kalkılırdı
    Uyuşuk yüze, soğuk su serpilirdi
    Kaymaklı dürüm, tarlaya varılırdı
    Tarla dürüm; dürümde, kaymak ne güzeldi

    ****

    Saplar saçılır, harmanlar yayılırdı
    Taşlı dövenler döner, saman olurdu
    Poyraz eser, çiğde faaliyet dururdu
    Poyraz harman; harmanda, uyku ne güzeldi

    ****

    Bilezikte saman, tınaz yığılırdı
    Poyrazda da yaba ile savrulurdu
    Saman ceşte duman, duman ayrılırdı
    Saman Ceş; ceşte, buğdaylar da ne güzeldi

    ****

    Kalburlarda ceş, sallanır elenirdi
    Ayrılan buğday, yün çuvala konurdu
    Akşamları harman yerinde kalırdı
    Kesmik gece; gecede, yıldız ne güzeldi

    ****

    Güz gelince, buğdaylar öğütülürdü
    Un, al nakışlı çuvallara konurdu
    Kepekli un, kokulu yufka olurdu
    Kepek un; unda, ekmekler de ne güzeldi

    ****

    Geniş bağ leğeninde, buğday kaynardı
    Hedik kilimde; yavaş, yavaş kururdu
    Sofuda da dövülür, bulgur olurdu
    Sofu bulgur; bulgurda, kavut ne güzeldi

    ****

    Asmalarda, üzümler de bal olurdu
    Son güz ayında, bağlar da bozulurdu
    Şırahane de üzümler ezilirdi
    Şırahane şıra; şıra, tas ne güzeldi

    ****

    Yeşil bağ gazel olup, yaprak dökerdi
    Ayazlar başlar, soğuklar da çökerdi
    Akşamın Koyunlar ağıla girerdi
    Ağıl koyun; koyunlarda, göz ne güzeldi

    ****

    Göz bağlamada; yumruklar, sopa çoktu
    Kol, bacak, sırt oyunda kara yanıktı
    Oyunun en iyisi çelik çomaktı
    Çelik çomak; çomakta, değnek ne güzeldi

    Ankara, 2002

    Mehmet Turan




    (c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.



    Bu şiirin hikayesi:

    Ağıt söylenen köy Kırşehir İli Mucur İlçesi' nin Asma Karadam Köyü' dür. Köy boşalmıştır...Köyde hiç genç kalmamıştır... Köyde yaşayanlar beş - on hane orta yaş üzerinde insanlardır. Gençliğimi köyümde geçmiş bir kişi olarak duygularımı destansı bir ağıta dönüştürdüm. Okuyucularımın takdirine bırakıyorum.
     
  2. naciye

    naciye ÜYE

    191
    0
    0


    Ynt: Köyüme Ağıt,

    way köye bile egit hee :) güzel
     
  3. zahide

    zahide Administrator Site Yetkilisi Administrator

    211,315
    1,909
    38


    yeniden bakılsın
     
  4. arnavutali

    arnavutali ÜYE

    1,825
    0
    0


    Ah! Köyüm hiç, mi hiç, unutmadım seni
    Buram, buram kekik kokardı etrafı

    Yedi veren üzümler, yeşildi bağı
    Asma üzüm; üzümde, tat ne de güzeldi
    HARİKA DİZELERDİ ARKADAŞIM TEFRİKLER[​IMG]
     
Yükleniyor...

Bu Sayfayı Paylaş