Çocukların ağızlarının kokması, Çocuklarda ağız kokusu, Çocukların ağızlarının kokma nedenleri

zahide 3 Eyl 2018

  1. zahide

    zahide Administrator Site Yetkilisi Administrator

    203,333
    1,786
    38




    goktepeliler çocuk.jpg

    Çocukların ağız kokusu geliştirmelerinin başlıca iki nedeni dişlerini fırçalamamaları ve burunları yerine ağızlarından nefes almalarıdır.

    Ağız kokusu veya tıp dilindeki adıyla “halitosis”, bütün insanlarda hemen hemen aynı sebeplerle ortaya çıkar. Yani ağız ve dişlerdeki problemler, solunum yolu sorunları veya mide sorunları genel olarak ağız kokusunun başlıca sebepleri arasında sayılır. Çocuklarda da aynı sebepler sayılabilir. Diğer detayları makalemizde bulabilirsiniz!


    Çocukların Ağızları Neden Kokar?
    Kendileri gibi ağız kokuları da küçüktür. Yani ağır kokular hissetmezsiniz. Bu küçük kokular da genellikle dişlerini iyi fırçalamamaları ile bağlantılıdır. Yeni yürümeye başlayan çocuklar dişlerini fırçalatmaktan hoşlanmazlar. Bu da annelerin diş aralarında kalan yiyecek artıklarını temizlemelerini zorlaştırır.

    Artık yiyecek parçacıkları, çocukların dişlerinde bakteriyel büyümeye yol açar. Ağız ve diş boşluklarında (kavite) da benzer şekilde yemek artıkları birikebilir. Dişlerde tartar oluşumu ve kötü kokuya yol açan farklı bir sorundur.

    Ağızdan solunması, ağız kokusuna yol açabilir. Ağız kokusunun en önde gelen nedenlerinden biridir. Sabahları nefesin kötü kokması çocuklar ve yetişkinlerde yaygın olsa da, dişler fırçalandıktan sonra genellikle kötü koku ortadan kalkar. Buna rağmen ağız kokusu gün boyu devam ederse tıbbi bir durumu gösterebilir.

    Küçük çocuklar, sağlık sorunlarının varlığını acı çekmedikçe hissedemezler. Çocukta ateş veya sürekli kusma gibi sorunlar olmadığı sürece küçük boyutlu alerjiler, sinüs enfeksiyonları, soğuk algınlığı ya da bademcik iltihapları gibi problemler ebeveynler tarafından fark edilmeyebilir.

    Özellikle burun tıkanıklığı, boğaz ağrısı ve geniz akıntısı (postnazal drip) ile bağlantılı solunum virüsleri taşıyan çocuklarla temas sebebiyle benzer sorunlar yaşayan çocuklarda kötü kokan nefes ortaya çıkabilir. Bu durum, kreşe veya okula giden çocuklarda yaygındır.

    Diş çürükleri, diş apseleri, diş eti sorunları, aftlar gibi bakteri oluşturan problemler ağız kokusunun en önemli sebepleri arasındadır. Dil altında oluşan bakterileri de ağız kokusu sebebi olarak ekleyebiliriz.

    Büyüklerde olduğu gibi ağız kuruluğu çocuklarda da ağız kokusunun başlıca sebebidir. Uzun süre konuşmadıklarında, bir şeyler yiyip içmediklerinde veya uyandıklarında ağız kuruluğu sorunu ortaya çıkabilir. Ağzın kuru olması kötü koku ortaya çıkarabilir. Ağızda yeterince tükürük salgılanmaması sonucu beliren bir sorundur. Uzun süre susuz kalma, bazı ilaçlar ve kemoterapi gibi bazı faktörler ağız kuruluğuna sebep olabilir.

    Yeni yürümeye başlayan veya küçük çocuklar burunlarına yabancı bir cisim yerleştirilebilir. Bu da düzgün nefes almalarını engeller ve ağız kokusuna yol açabilir. Bu durumda çocuk ne olduğunu anlayamaz ve konuşamadığı için de sorunu dile getiremez. En pratik çözüm olarak ağızdan nefes almayı seçecektir. Ağızdan nefes almaya başlayan çocukların ebeveynleri, burun deliklerinde yabancı bir cisim veya tıkanıklık olup olmadığını kontrol etmelidirler.

    Ağız Kokusu ve Oral Anaerobik Bakteriler
    Anaeorbik bakteriler, yetersiz oksijen veya oksijensiz ortamlarda oluşan bakterilerdir. Ağız kokusunun başlıca sebepleri arasında sayılır. Doku yıkımından apselere ve iltihaplanmalara kadar birçok sorundan sorumludur. Ağızla bağlantılı (oral) olarak yaygın olarak görülür.

    Oral anaerobik bakterilerin ağız kokusu ile bağlantısı hakkında şunları söyleyebiliriz;

    • Düzensiz olarak ağızdan nefes almak anaerobik bakteriyel büyümeyi tetikleyebilir. Tükürük akışının azalması ve oksijenin yetersizliği boğazda aşırı mukus birikmesine de yol açar. Bu faktörler bir araya geldiğinde dil üzerinde, dişler arasında, diş eti çizgisinde ve boğaz bölgesinde anaerobik bakterilerin çoğalmasına elverişli bir ortam oluşur.
    • Bu tür bakteriler, “uçucu sülfürlü bileşikler” (Volatile Sulfur Compounds – VSC) olarak adlandırılan kötü kokulu bileşikleri atık olarak bırakır. VSC’ler çürük yumurta gibi kokarlar. Bazı durumlarda çürük et kokusuna benzer bir koku yayılmasına yol açarlar.
    • “Sistein” ve “metionin” adı verilen aminoasitler, hem çocuklarda hem de yetişkinlerde kötü nefes kokusuna neden olabilen keskin kokulu “hidrojen sülfit” ve “metil merkaptan” adlı maddelere dönüşebilir.
    • Dil, birçok türde bakteri için elverişli bir ortamdır. Sık sık yıkanmaz veya da fırçalanmazsa anaerobik bakteriler dilde birikebilir. Bunlar genellikle sabah dilin temizlenmemesi veya dillerde görülen karakteristik beyaz, macunsu maddenin ortaya çıkmasından da sorumlu bakterilerdir. Ağız kokusu için önemli bir sebeptir.
    Ağızda anaerobik bakterilerin gelişmesini sağlayan koşullar şunlardır;

    • Ağızda tükürüğün yetersiz salgılanması,
    • Ağızdan solunum yapmak, bazı ilaçlar veya hastalıklar sebebiyle tükürük salgısının azalması veya durması,
    • Protein bakımından zengin beslenme (Anaerobik bakteriler proteinler ve şekerler ile beslenir),
    • Ağızda pH seviyesinin artması,
    • Ağız dokuları veya hücrelerindeki normalden fazla nekrotik durum (Canlı maddelerdeki kimyasal ve fiziksel değişim),
    • Çocuklarda fazla şeker tüketimine bağlı yüksek kan şekeri veya diyabet başlangıcı,
    • Diş problemleri, diş eti hastalıkları veya diş apseleri,
    • Aftlar ve pamukçuk gibi mantar (fungal) enfeksiyonları,
    • Burun akıntısından kaynaklanan geniz akıntısı (postnazal drip), (Bu akıntıda bakteri ve mukus gelişir).
    Çocuklarda Bademcik İltihabı ve Bademcik Taşı ile Ağız Kokusu Arasındaki İlişki Nedir?
    Çocuklarda tekrarlayan bademcik iltihabı (tonsilit), bademcik taşı (tonsillolit) varlığına işaret edebilir. Bademciklerin üstündeki doğal yapı olan yarıklarda çeşitli partiküller birikerek sertleşir ve zamanla bademcik taşına dönüşebilir. Bu partiküller, genellikle yiyecek ve ölü hücre artıklarından oluşur. Sarı, beyaz ve gri renkteki bu taşlar, peynirimsi bir yapıya sahiptir.

    Bademcik yarıklarında kireçlenmiş (kalsifiye) oral atıklardan oluşan küçük beyaz lekeler” olarak da tanımlanabilen bademcik taşları, gıda parçacıkları, mukuslar, milyonlarca anaerobik bakteri tüketen protein ve uçucu sülfürlü bileşikler içerebilir. Özellikle ısırıldıklarında veya ezildiklerinde oldukça keskin ve kötü bir koku yayarlar.
    Sık sık bademcik iltihabı sorunu yaşayan çocuklar, bademcik iltihaplarından etkilenmeyen çocuklardan daha fazla bademcik taşı problemi ile karşılaşırlar. Çocuklardaki bademcik taşları, kendiliğinden çözülebilir, bir diş fırçası veya pamuklu çubuk veya ağız duşu (waterpik) cihazı kullanılarak fiziksel olarak da çıkarılabilir.

    Bademcik iltihabı ve taşlarının belirtileri şunlardır;

    • Küçük lokmaları bile yutma zorluğu,
    • Soğuk algınlığı ve ateş,
    • Boğaz ve kulak ağrısı,
    • Çene ve boğaz arkasında hassasiyet,
    • Genel halsizlik.
    Çocuklarda Ağız Kokusu Nasıl Teşhis Edilir?
    Çocuklarda ağız kokusunun boyutu ve kaynağı doktorlar tarafından duyusal veya enstrümental teknikler kullanılarak belirlenir. Bu tür teşhis yöntemleri ile ağız kokusunun yoğunluğu da ölçülebilir.

    Duyusal veya organoleptik yöntemlerle ağız kokusunun duyu organlarını etkileme yeteneği ölçülür. Bu yöntemle ağzından yaklaşık 5 santimetre uzaklıkta tutulan cihaz, kokuyu 1 ila 5 noktalı skalaya göre derecelendirir. Ek olarak, dilin arkasından alınan parçalar da değerlendirilmektedir.

    Bir başka yöntem de, “halimeter” adı verilen sülfit izleme cihazıdır. Hastanın burun delikleri veya ağzına esnek bir cisim yerleştirilerek nefesini 10 saniye tutması istenir. Daha sonra cihaz, ağızdaki hidrojen sülfür gazı miktarını spesifik olarak derecelendirir. 75 PPB’nin üzerindeki değerler için “ağız kokusu” tanısı konulur.

    Çocuklarda Ağız Kokusunu Önleme ve Tedavi
    Çocuklarda ağız kokusu tedavisi, altında yatan nedenlere bağlıdır. Başlangıçta ebeveynler, çocuklarının dişlerini ve dilini fırçalayarak, diş ipi kullanarak veya gargara yaptırarak bu sorunu aşmaya çalışabilir.

    Peki, eğer ağız kokusu devam ederse neler yapılmalıdır;

    • Özellikle de çocuğun tükettiği şekerli yiyecekler veya içeceklerin miktarını azaltma yoluna gidilmelidir.
    • Düzenli diş muayeneleri de küçük çocuklar için önemlidir.
    • Dişler ve dişleri çevreleyen dokuların tamamı veya bir bölümündeki sorunlar (periodontal), diş etleri çizgileri üzerinde toplanan atıklar sebebiyle 1 yaşından itibaren küçük çocuklarda ortaya çıkabilmektedir.
    • Oral anaerobik bakterilerin seviyesini azaltmak için tükürük akışını teşvik etmek gereklidir. Bunun için çocuklara her gün sağlıklı ve lifli bir kahvaltı yaptırılmalıdır.
    • Çocuklar yeterli su içmelidir ve daha az şekerli besinler tüketmelidir. Özellikle şekersiz sakız çiğnemeleri teşvik edilmelidir.
    • Sakız, tükürük bezlerini aktive eder ve ağızda yeterli miktarda tükürük emilimi sağlayabilir. Bu yüzden şekersiz olması tercih edilmelidir.
    Hala sorun çözülmemişse;

    Yukarıda saydığımız yöntemler sorunu çözmüyorsa doktorlar, ağız konusuna sebep olan başka sorup olup olmadığını anlamak için kan ve idrar testleri isteyebilir. Örneğin; diyabet, böbrek veya karaciğer sorunları, ağızdaki pH seviyesini değiştirerek ağız kokusuna sebep olabilir. Bu da bakterileri artırır.

    Ağız kokusu, ciddi bir tıbbi durumun sonucu da olabilir. Ebeveynler çocukların kötü ağız kokusunu aromalı veya naneli sakızlarla maskelemeye çalışmamalıdır. Sorun fırçalama, diş ipi, gargara veya temizlik seansları artırıldığı halde devam ederse çocuğun herhangi bir sağlık sorunu olup olmadığı öğrenmek için bir an önce pediatristten randevu alınmalıdır.

    Bazen, doktor ağız kuruluğu için tükürük ikameleri reçete edebilir. Çocuğunuzun kötü ağız kokusu dişeti hastalıkları veya diğer oral enfeksiyonlardan kaynaklanıyorsa, doktorlar durumu tedavi etmek için cerrahi veya farmakolojik prosedürler uygulayabilir. Diş çürüğü veya apseler durumunda, enfeksiyonu ortadan kaldırmak için cerrahi ve endodontik tedaviler gerekebilir.

    Ayrıca, ebeveynler kokudan sorunu tespit edebilir, şöyle ki;

    Ebeveynler, çocuklarının ağızlarını koklayarak altında yatan bir sorunu tespit edebilir.

    Örneğin;

    • Diyabetik ketoasidozdan muzdarip çocuklar sıklıkla meyveli, aromalı bir nefes verir.
    • Böbrek problemleri olanların idrar kokusunu andıran nefes kokuları vardır.
    • Karaciğerin fazla salgısı sebebiyle vücutta biriken işlenmemiş safra, balık kokusuna benzer nefes üretir.
    Çocuklarda Ağız Kokusuna Karşı İpuçları
    Çocuklarınızı ağız hijyeni hakkında bilgilendirmek, ağız kokusunu önlemek için atmanız gereken ilk adımdır.

    Çocuklarınıza şunları uygulatın;

    • Dişlerini her seferinde en az iki dakika düzenli olarak fırçalatın.
    • Her yemekten sonra ağızlarını temizlemeyi alışkanlık haline getirmesini sağlayın.
    • Diş hekimi tarafından önerilen alkolsüz bir gargara kullandırın.
    • Çocuklarınızın günlük diş ipi kullanmalarına yardımcı olun.
    • Dilin arka ve alta kısımlarını düzenli olarak fırçayla temizletin.
    • Dehidratasyon (vücutta su eksikliği) ağız kuruluğuna yol açabileceği için çocuklarınıza bol su içirin.
    • Onlara sağlıklı kahvaltılar hazırlayın, şeker tüketimini azaltın, menülerine meyve ve sebzeleri de ekleyin, öğün atlamayın.
    • Diş tellerini veya varsa diş implantlarını düzenli olarak temizleyin.
    • Çocuklarınızla ağız hijyeninin önemi hakkında konuşun. Bu konunun üzerine düşün.
    • Düzenli diş muayenelerine götürün.
    Şunlara da Dikkat Etmelisiniz!
    • Ağız ve diş sorunlarına bağlı ağız kokusunu önlemek nispeten daha dolaydır.
    • Bir hastalığa veya ilaca bağlı ağız kokusu için daha uzun bir süreç gerekebilir.
    • Küçük çocukların dişleri geçicidir. Ancak yine de düzenli olarak diş muayeneleri yaptırılması önemlidir.
    • Gelecekte çocuğun kalıcı dişlerinin ve diş etlerinin sağlığı için geçici dişlerin sağlığına dikkat etmek gerekir.
    • Bebek dişleri erken kaybedilirse boş alanlar oluşur ve yeni çıkan dişlerin kaymasına veya anormal açılarda büyümelerine yol açar.
    • Ağız gargaraları ve diş macunları gibi ürünlerin içeriğindeki maddelere dikkat edilmesi gerekir. Bu tür ürünler ağza ve vücuda zarar veren maderler içerebilir.
    • Ağız suları veya gargaralarda bulunan alkol, ağız kokusunu önleyici bir madde gibi davranır; ancak ağız kokusunu artırabilmektedir.
    • Alkol içeren ürünler, kimyasal olarak nemli dokuları ve tükürük salgısını azaltır. Ayrıca, ağız kuruluğuna yol açarak anaerobik bakteri büyümesi için elverişli bir ortam oluşturur.
    • Sakarin, çocuk diş macunlarında tatlandırıcı olarak kullanılır. Ağız sağlığına hiçbir yararı yoktur.
    • Çocuklara ağız ve diş sağlığının önemi anlatılmalıdır. Diş fırçalamanın faydalarını veya fırçalamamanın zararlarını anlayan çocuklar, bu konuda daha hassas davranacaktır.
    • Periyodik olarak çocuklarınızın yanında diş fırçalayarak onları özendirebilirsiniz. Oyunlar yaparak diş fırçalamayı eğlenceli bir hale getirebilirsiniz. Özellikle yatmadan önce diş fırçalamalarını sağlamalısınız.
    • Diş araları ve dil altının temizlenmesi konusunda da telkinlerde bulunabilirsiniz. Unutmayın, ağız kokularının en önemli sebeplerden biri diş araları ve dil altında yiyecek artıklarına bağlı olarak oluşan bakterilerdir.
     
  2. S£V®

    S£V® süper moderatör Site Yetkilisi Süper Moderatör

    168,619
    2,812
    36


    ZAHİDE Hanım emegine sağlık paylaşım için teşekkürler,
     
  3. KAFKASKIZI

    KAFKASKIZI süper moderatör Site Yetkilisi Süper Moderatör

    48,928
    1,854
    0


    çok güzel bilgiler emeğine ellerine sağlık Zahide'm güzel paylaşımın için teşekkür ederim,
     
  4. zahide

    zahide Administrator Site Yetkilisi Administrator

    203,333
    1,786
    38


    teşekkürler sağ olun,
     
Yükleniyor...

Bu Sayfayı Paylaş