Bulgaristan Ders Kitaplarından Türklerden Naslı bahsediyarlar, Bulgarlar Türkleri Nasıl Biliyorlar,

zahide 19 May 2012

  1. zahide

    zahide Administrator Site Yetkilisi Administrator

    195,737
    1,492
    38




    BULGARİSTAN

    İlköğretim Tarih Kitaplarında;

    Yeniçerilerin Bulgaristan topraklarında büyük kötülük yaptıkları gaddar askerler olarak hatırlandıkları Sultanın kan vergisi adı altında yeniçeri toplama usulünün gaddarca olduğu Birkaç yıllık sürelerle kuşatılan topraklarda sultanın adamlarının çok çocuklu Hristiyan ailelerden birer çocuk aldıklarını Korkutulan bu çocukları muhafızlar vasıtasıyla uzun süren yaya yolculuklar ile İstanbul’a götürerek Türkleştirdiklerini Bu çocuklara sultanın kölesi gibi davrandıklarını toplu olarak yaşadıkları yerden çıkmalarına izin vermediklerini
    Ordunun yeni sefer ilan ettiğinde ve sefer yerine giderken geçtikleri bölgelerde hırsızlık ve akla sığmayacak her türlü deliliği yaptıklarını anlatmaktadır.
    Osmanlıdaki kölelikten bahsederken; Türklerin aydınlatılabileceğini ancak bunun boş bir çaba olacağını Türklerin cehaletle beslendiklerini fanatikliğin ufuklarını daralttığı ifade edilmektedir.
    1350 yılında Osmanlıların Bulgar topraklarına girdiğinde toplu katliamlar yaptıkları dini binaları yaktıkları kadın ve çocukları esir alıp sattıkları anlatılmaktadır.
    Sultan Beyazıt döneminde Türk Bölge İdarecisinin ileri gelen Hristiyan din adamlarını müşterek konuları görüşmek üzere çağırarak genç-yaşlı demeden kilisenin ortasında boğazlarını kestiği 110 ileri gelen Hıristiyanın öldürüldüğü anlatılmaktadır.
    Hristiyanların çoğunun korkudan bazılarının güzel vaadlere kanarak bir kısmının da maddi çıkar sağlamak için İslamiyeti kabul ettikleri;
    Seçkin sınıflardan bazılarının orduda çalışmaya başlayarak (Hristiyan sipahiler) hemen olmasa da zamanla İslamlaşıp Türkleştiklerini böylelikle: Balkanlarda birçok aristokrat ailenin yok olduğu bunun en çok Vidin Niğbolu Sofya ve Köstendil Sancaklarında gerçekleştiği belirtilmektedir.
    Diktatör tarzda reformcu tarifinin en çok Mustafa Kemal ATATÜRK’e yakıştığı ATATÜRK’ün Osmanlı İmparatorluğunun kalıntılarından yeni Türkiye’yi kurduğu yaratıcı milliyetçilik fikrine dayanarak cumhuriyeti ilan ettiği ATATÜRK’ün ölümüyle birlikte cumhurbaşkanlığına ve Cumhuriyet Halk Partisi Başkanlığına İsmet İNÖNÜ’nün seçildiği bundan sonra reformların ve demokratikleşmenin durduğu ifade edilmektedir.
    Lozan Barış Antlaşması ile Türkiye’nin 1913 ve 1918 yıllarında kaybettiği savaşlarda Avrupa’da 23 bin km2’lik toprak kaybı ile Doğu Trakya ve İzmir’i geri verdiğinden (ancak Haziran 1913’te Türk Ordusunun Doğu Trakya’yı istila ettiği ve burada yaklaşık 100 bin Bulgarı kestikleri ve 400 bin Bulgarı topraklarından sürgün ettiğinden) bahsedilmektedir.
    Devlete adil vergi hakkına sadece Müslüman olanların sahip olduğuna diğerlerinin haklarının sadece belirlenen ek vergileri ödedikleri taktirde korunduğu Müslümanların; kendilerinin Hıristiyanlara göre daha üst bir sınıf olduklarına Hristiyanların kendilerine daha iyi hayat şartları sunmak için varolduğuna inandıkları belirtilmektedir. Bağımsızlık savaşındaki yenilgiden sonra Türk çiftçilerinin Bulgar köylüleri üzerindeki baskılarının arttığına vergilerin rüşvet sistemi şeklinde toplanmasına devam edildiğine Bulgar halkının hiçbir politik ve sosyal haklarının olmadığına yerel Bulgar aydınlarının takip edildiğine baskı ve belalarla baş başa olduklarına değinilmektedir.


    KOSOVA

    İlköğretim Tarih Kitaplarında;

    Kosova Savaşı’ndan sonra Osmanlılar Arnavut topraklarını işgal ettiler. Evleri yakıp hayvanları ve diğer değer eşyaları yağmaladılar. Onlar Arnavut prensliklerini ellerinde tutmak için çocuklarını rehin aldılar. Bunların arasında Cerc Kastriot’da (İskender Bey) bulunuyordu. Osmanlı Türkleri 9 yaşındaki Cerc Kastriot'i rehin aldılar.
    60 yıl içinde Osmanlılar tüm Arnavut topraklarını işgal ettiler. Savaşın sonunda halk öldürüldü ve katledildi; Durs İşkodra Berat Kruva ve Lej gibi büyük kentler köylere döndü. Osmanlı askeri kale kilise köprü ve diğer kültürel eserleri yıktılar. Bunlarla beraber çok sayıda değerli evrak da yok edildi.
    Osmanlı işgalinden önce Arnavutlar Hıristiyandı. Arnavutluk’un kuzeyinde Katolik mezhebi güneyinde ise Ortodoks mezhebi yaygın idi.
    Osmanlı işgalinden sonra İslam dini yayıldı. Bu dini Osmanlı işgalcileri zorla yaydılar İslam dinini kabul etmeyen Arnavutlar büyük vergiler ödemeye zorlandı. 200 yıl içinde İslam dinini nüfusun yarısı kabul etti. Arnavutlar üç farklı dine sahip olmalarına rağmen her zaman birlik içindeydiler. Onların en büyük düşmanı Osmanlı işgalcilerdi.
    Arnavutlar her zaman bilim ve eğitimden yana olmalarına rağmen Osmanlı yönetimi Arnavut dilinde eğitimin gelişmesini engelliyordu. Tüm baskılara rağmen Arnavutça eğitim veren okullar açıldı ve Arnavutça eserler yazıldı.
    “Yeniden Doğanlar” Arnavut dilinde eğitim yapan okullar açılmasına büyük önem verdi. Osmanlı işgalcileri eğitimin Arnavutça ile yapılmasına izin vermedi. Arnavut vatanseverleri büyük çabalardan sonra Osmanlı Hükümetinden Arnavutça eğitim veren okulların açılması iznini almayı başardılar.
    Arnavutça eğitim veren okulların açılması halkı memnun etti. Arnavutça eğitim Arnavutluğun düşmanlarını korkuttu. Sultan Arnavut okullarının kapatılmasını emretti. Askerler ve hainler eylemlere başladı. Okul müdürü ve öğretmenleri zehirlediler. Bazı öğretmenleri tutukladılar. Arnavut alfabesine sahip olanları ise ağır cezalara çarptırdılar.
    Arbria'nın işgali esnasında; Osmanlı askerleri önlerine gelen her şeyi yağmalayıp yakıp yok ettiler işgal edilen yerlerde Arnavut toprakları sultan tarafından Osmanlı derebeylerine ve onlara hizmet için hazır olan yerlilere verildi. Bunlar Osmanlı Devletinin yürüttüğü tüm savaşlara asker göndermekle görevlendirildiler.
    Osmanlılar tarafından işgal edilen topraklarda halkın durumu ağırlaştı. Arnavutlar iki vergi vermeye mecbur oldular; birini yerel derebeylere diğerini ise Osmanlı Devletine. Bu ağır şartlardan kurtulmak için binlerce Arnavut kırsal alandaki köylerini terk etti. Onlar işgalci rejimin bulunmadığı serbest bölgelere dağlara yerleşti. Osmanlı işgaline karşı ilk olarak Mati ve Debre hükümdarı olan Gjon Kastrioti ayaklandı.
    İtalya ve diğer Avrupa devletlerinde Hümanizm ve Rönesans devam ederken Arnavut toprakları Osmanlı işgalinde bulunuyordu. Durs Şkodka Tıvar Prizren Berat ve Leja gibi çok sayıda büyük Arnavut kentleri köye döndü. Drişti Deya Şurlahu ve Spinarica gibi kentler hiçbir zaman ayağa kalkamadı. Kentlerde az sayıda Arnavut kaldı. Bu kentlerde Osmanlı askeri kışlaları kuruldu. Osmanlı askerleri kentlerle beraber kaleleri kiliseleri manastırları ve yüzyıllar boyunca kültür mirası sayılan çok sayıda güzel binaları yıktılar. Çok sayıda tablo ve heykeller yok edildi veya kayboldu. Bunlardan çok az bir kısmı kurtuldu.
    1481-1506 yılları arasında Osmanlı işgali sırasında; binlerce Arnavut ailesi vatanlarını terk ettiler. Bunların büyük bir kısmı Güney İtalya'ya yerleşti. Onların büyük bir kısmı evlerine dönecekler diye dillerini ve adetlerini unutmadılar.
    26 Ağustos 1830'da Manastır'da önceki suçlarının affedileceği ve hediye dağıtılacağı vaadiyle bir araya getirilen 500 Arnavut derebeyi öldürüldü.
    Olaylar Yunan askerlerinin düşündükleri gibi gelişmedi. Gerçekleştirdikleri devlet darbesi Türkiye'nin askeri müdahalesine yol açtı. Türkler Kıbrıs'ın kuzey kısmını işgal edip bir Müslüman hükümet kurdu ve o dönemden sonra ada ikiye bölündü.
    1478’de 150 bin kişilik Osmanlı Ordusu yeniden Kruva ve İşkodra'yı işgal etme girişiminde bulundular. II nci Mehmet komutasındaki Osmanlı askerleri iki yıl süren kuşatmanın ardından cephanesiz yiyeceksiz ve içeceksiz kalan Kruva'daki askerleri kaleyi teslim etmeye mecbur ettiler. Sultan teslim olmalarına karşılık kaleyi savunanlara özgürlük ve komşu ülkelere gidebilecekleri vaadinde bulundu ama sözünde durmadı. 16 Haziran’da kaleye giren Osmanlılar tüm erkekleri öldürerek kadın ve kızları köle olarak aldılar.
    Osmanlı işgalcileri Arnavutların milli haklarını ihlal eden bir polis devleti rejimi uyguladılar. Vatansever öğretmenleri tutukladılar okulları kapattılar kitap ve gazetelerin basılmasını yasakladılar.







     
  2. KAFKASKIZI

    KAFKASKIZI süper moderatör Site Yetkilisi Süper Moderatör

    39,861
    1,278
    0


    emeğine ellerine sağlık Zahide'm güzel paylaşımın için teşekkür ederim,
     
Yükleniyor...

Bu Sayfayı Paylaş