Ata sözleri. kıssadan hisseler. ve özlü sözler.

zahide 24 Haz 2008

  1. zahide

    zahide Administrator Site Yetkilisi Administrator

    212,656
    1,936
    38


    Bu bölüme bildiğiniz duydugunuz yada hosunuza giden her şeyi paylaşabilirsiniz..ilk ben cok hosuma giden bir kıssadan hisse anlatayım..




    Zamanın birinde bir çoban çok acıkır ve evin hanımına HANIMIM KARNIM COK AÇ BANA BİR ŞEYLER YAPARMISIN der hanımda NASIL OLSA ÇOBAN BİR ŞEYDEN ANLAMAZ BİR BULAMAÇ YAPAYIM der ve bulamaca yağda koymaz tuzda..Karnı çok acıkan çoban bu bulamacı yer ve sürüsünü alır gider ama bir türlü içine sindiremez tekrar döner gelir ve hanımına şöle der HANIMIM KARNIM ÇOK ACDI BANA BULAMAÇ YAPTIN SAĞOL AMA BULAMACIN YAĞIDA YOKTU TUZUDA HANİ ANLAMADI DEME DİYE SÖLÜYORUM der ve tekrar surusununu başına döner..

    Mutlaka sizde bu hikayede anlamlı bir şeyler anladınız ..sizinde böyle bildiğiniz hikayeler varsa bizimle paylaşın..
     
  2. RoseQueen

    RoseQueen ÜYE

    748
    0
    0


    Ynt: Ata sözleri. kıssadan hisseler. ve özlü sözler.

    cok anlamli teyze paylasim icin tesekkurler...
     
  3. zahide

    zahide Administrator Site Yetkilisi Administrator

    212,656
    1,936
    38


    Ynt: Ata sözleri. kıssadan hisseler. ve özlü sözler.

    teşekkürler can...okuyanlar varda yorum yazan pek yokk))
     
  4. sardunya

    sardunya ÜYE

    191
    0
    0


    Ynt: Ata sözleri. kıssadan hisseler. ve özlü sözler.

    cok guzeldı tşklerr
     
  5. sardunya

    sardunya ÜYE

    191
    0
    0


    Ynt: Ata sözleri. kıssadan hisseler. ve özlü sözler.

    Bir kral, çeşitli konularda danışmak ve bilgisinden yararlanmak istediği ünlü bir düşünürü, saray bilgeliği görevine getirmişti.
    Tümü ülkenin soylular kesiminden gelen sarayın öteki danışmanları, halktan birinin böylesi saygın bir göreve getirilmesini hiç de hoş karşılamamışlardı. Bilge de olsa, halktan bir kişinin aralarına girmesinden rahatsızlık duyuyorlardı. Bu rahatsızlık daha sonra kıskançlığa, daha sonra ise bu “halk adamı bilge”yi topluluk önünde küçük düşürme çabalarına dönüşmüştü.
    Soylu danışmanlardan bir dük, bir gün sarayda arkadaşlarıyla konuşurken karşıdan bilgenin geldiğini görünce bu olanağı değerlendirmek istedi ve ona, babasının mesleğinin ne olduğunu sordu.
    “Babam, marangozdu” dedi bilge kişi.
    Dük, onun bu yanıtını küçümsedi ve kendi babasının sıfatını söyledi.
    “Oysa benim babam, bir konttu” dedi ve bilgeye bu kez an- nesinin ne iş yapmakta olduğu-nu sordu.
    Bilgenin, “Annem ev hanımıydı” yanıtını da dudak bükerek karşıladıktan sonra, büyük bir gururla kendi annesinin bir kontes olduğunu söyledi ve bilgeye bu kez amcasının mesleğini sordu.
    “Amcam demirciydi” dedi bilge.
    Dük hemen, kendi amcasının işini açıkladı:
    “Benim amcam ise kralın baş silahşörüydü” dedi.
    Dükün yeni bir soru sormasına olanak vermeden bu kez bilge ona bir soru sordu:
    “Babanız şimdi nerede?” dedi.
    Dük, babasının öldüğünü söyledikten sonra bilge ona, annesinin ve amcasının şimdi nerede olduklarını sordu.
    “Annem de, amcam da öldüler” dedi dük.
    Dükün bu yanıtı üzerine bilge kısa bir süre düşündü, sonra şöyle bir değerlendirme yaptı:
    “Bir patatesten hiçbir farkınız yok, dük hazretleri” dedi. “Sizin de en değerli ve en işe yarar bölümünüz toprağın altında kalmış…”

    Dük, bu yenilginin ezikliğinden kurtulabilmek için bilgeye bir tuzak hazırlamak istedi. Sarayın kütüphanesine kapandı ve yüzlerce kitap karıştırarak, okunmaları bile güç olan çok harfli Latince üç sözcük buldu. Sonra da adım adım izlediği bilgenin halk arasında dolaştığı bir anda yanına gitti, bu sözcüklerin anlamını herkesin önünde kendisine sordu:
    “Sarayımızın yeni bilgesi, halkımızın önünde acaba şu sözcüğün anlamını açıklar mısınız?” dedi ve cebinden çıkardığı kağıttaki ilk sözcüğü okudu.
    Bilge, sözcüğü dinledikten sonra başını iki yana salladı:
    “Bu sözcüğü ilk kez duyuyorum” dedi. “Ne anlama geldiğini bilmeme olanak yok…”
    Dük bu kez, elindeki kağıttan ikinci sözcüğü okudu. Bilge başını yine iki yana salladı ve bu sözcüğü de ilk kez duyduğunu söyledi. Bilge, dükün okuduğu üçüncü sözcüğü de daha önce hiç duymadığını söyleyince dük, sesini herkesin duyabileceği denli yükselterek bilgeye çıkıştı:
    “Hem bu üç sözcüğü bilmeyecek denli cahilsin, hem de saray bilgesi olarak kralımızdan yılda binlerce altın alıyorsun” dedi. “Utanmıyor musun?”
    Bilge de sesini yükseltti:
    “Kralımız bu parayı bana, bildiklerim için veriyor” dedi. “Bilmediklerim için para vermeye kalksaydı, buna hazinesi bile yetmezdi…”
    alıntı
     
  6. zahide

    zahide Administrator Site Yetkilisi Administrator

    212,656
    1,936
    38


    Ynt: Ata sözleri. kıssadan hisseler. ve özlü sözler.

    sardunya harik bir hikaye ellerine sağlık ..çok teşekkürler..
     
  7. sardunya

    sardunya ÜYE

    191
    0
    0


    Ynt: Ata sözleri. kıssadan hisseler. ve özlü sözler.

    okuduğunuz için ben tşkler ederım
     
Yükleniyor...

Bu Sayfayı Paylaş