"Aşık Olmak Günahsa Ben Bir Günahkarım" isyankar mektup örnekleri, İsyan Eden Bir Mektup, Kahreden m

zahide 5 Haz 2009

  1. zahide

    zahide Administrator Site Yetkilisi Administrator

    211,315
    1,910
    38


    [​IMG]


    Ilık rüzgarla gelen bir müzik sesiyle dalıverdim uzaklara; "Aşık olmak günahsa ben bir günahkarım pişman değilim tanrım " diyordu yumuşak bir ses bir sızı saplandı ilk önce kalbime sensizlik yüreğimi yakıyordu sana hasrettim sarı kurumuş yapraklar arasında yürürken rüzgarın yüzüme vurmasıyla kokunu duydum sanki yalnızdım mutsuzdum sen yoktun ebediyen gitmiştin.


    Şimdi yanımda olsaydın kollarınla beni sarar yüzüme dağılan
    saçlarımı parmaklarınla düzeltirdin.. iki taraftan kulaklarımın
    arkasına sıkıştırır "Böyle daha güzel aşkım"derdin
    yüzüme düşen saçlarıma tuzlu gözyaşlarım karışıyor şimdi.
    "Sakın ha ağlama seni birgün bile ağlarken görmek istemiyorum" derdin bana
    şimdi bir yerlerden bakıyorsa gözlerin üzülüyorsundur
    ama gözyaşlarıma söz geçiremiyorum sevgilim...
    Hani biz sonsuza kadar mutlu olacaktık?
    Hani birbirimizi terketmiyecektik?
    Neden beni tek başıma bırakıp gittin aşkım.?
    Kaza haberin geldiğinde inanamadım evimizden nasıl çıktığımı
    bile hatırlamıyorum hastanede seni öyle kanların içinde
    baygın bir şekilde görünce dünya başıma yıkıldı elini
    tuttum ve sen gözlerini açtın
    "Sakın ha! Sakın elimi bırakma" dediğin zaman bile
    "Gözlerindeki ormanda yağmur yağmasın" dedin
    yanaklarımdan süzülen sicim gibi yaşlar yüzüne döküldüğünün farkında bile değildim..
    ameliyathanenin kapısına kadar elini hiç bırakmadım ve mecburen
    elini ayırdılar benden saatlerce o odada kaldın
    çıktığın zaman komadaydın doktorlar ümitsizce gözlerime
    bakıyordu seni odana götürdüler.. neydi neden o makinaları
    vücuduna bağlamışlardı.? Sen yaşayacaktın.. beni bırakmayacaktın yemin etmiştin..
    yavaşça elimi elinin üzerine koydum.. hiç kıpırdamıyordun
    günlerce başucunda bekledim farkında bile değildin hep uyuyordun
    yanında seni beklerken; geçirdiğimiz günler bir film şeridi gibi gözlerimden geçti
    beni kızdırmaların sinirletmelerin ve ondan sonra gönlümü almak için bütün evi
    ben yokken çiçek bahçesine çevirmen doğumgünlerimizde birbirimize aldığımız
    müzik kutuları hani son doğumgününde sana mavi bir kazak almıştım da hemen giyip
    mankenlik yapmıştın ya ve ben seninle dalga geçmiştim sen de pastayı
    alıp yüzüme yapıştırmıştın ve sonra da bütün evi pastayla alt üst etmiştik
    ne kadar deliymişiz ne kadar aşıkmışız mavi kazağını son gördüğümde kanlar içindeydi..
    kaza günü onu giyiyormuşsun meğer çok sinirlettin beni nasıl çıkacak şimdi
    kazaktaki kan lekeleri? Olmadı şimdi iyileşir iyileşmez kazağını sen yıkayacaksın..
    onu sana ben aldım atmak olmaz ki Hala uyanmadın bir hafta geçti hiç bir kıpırtı yok
    doktorların biri gidiyor biri geliyor..
    söyledikleri hiçbirşeyi artık anlamıyorum.. bu arada o yağmurlu gün geldi aklıma..
    bisikletlerle yarış yaptığımız o gün.. hani ani bir yağmur başlamıştı da eve zor yetişmiştik..
    balkonda durup yağmuru izlerken bir gün bebeğimiz olursa ismini
    Yağmur koyalım demiştik bizim yağmurumuz yaz yağmuru olsun demiştik Ve bir gün daha geçti işte
    yanında sen o yatakta hareketsiz yatarken bir gün daha geçti elim elinde..
    ve başım yatağın yanında kendimden geçmişim.. ve aniden elin elimde kıpırdadı..
    aniden kırmızı şiş gözlerimi sana çevirdim ve gözlerini açtın
    o halinle bile gülümsüyordun bana dudaklarına küçücük bir öpücük kondururken
    sessizce gözlerimden yine bilinçsizce tuzlu gözyaşlarım dudaklarına düştü
    kızar gibi yine baktın bana "Tamam" dedim "Ağlamıyacağım"
    Gözlerime baktın buğulu hiç beklemediğim bir anda dudakların kıpırdamaya
    başladı "Affet beni" dedin "Birbirimizi terketmiyecektik
    hala daha da seni terketmedim ama." dedin ve gerisini duymak bile istemiyordum
    parmaklarımla dudaklarını kapattım "Konuşma yorulma sonra konuşuruz" dedim ama başınla
    "Şimdi" dercesine işaret ettin "Şehre inmiştim yıldönümümüz için beğendiğin tek taşlı pırlanta
    yüzüğü alacaktım aldım da yanında 25 tane gül vardı arabanın torpido gözünde yüzüğün
    koltukta da güllerin vardı" dedin ve devam ettin "Hayatımda geçirdiğim en güzel yılları
    seninle paylaştım gözlerim kalbim hep yanında olacak arabadan emanetlerini almayı
    unutma" dedin bana gözlerimdeki yaşları artık durduramıyordum
    "Bir dahaki sonbahara yürüdüğümüz yolda yanlız yürüyeceksin ve çok güçlü olacaksın
    beni affet aşkım seni bensiz bırakıyorum seni canımdan çok seviyorum
    son bir öpücük ver bana" dedin ve bir elim elinde bir elimle alnını okşarken istediğini
    yaptım dudakların sıcaktı ve aniden makineden ince bir ses geldi
    elin elimden kopuverdi. Gözlerin yavaşca kapandı. Doktorlar koşup geldiler öylece orda
    kalıverdim hareketsiz kaldım donmuştum sen yoktun artık doktorlar
    seni götürdüler artık sen yoktun yanlızdım..
    Ve şimdi sensiz geçen ilk sonbahardayım yürüdüğümüz yolda kurumuş yaprakların arasında
    tek başınayım. Arabadan bana getirdikleri emanetlerimin biri evde diğeri parmağımda yüzüğünü yaşadığımı
    sürece parmağımdan güllerini yatağımın yanından hiç ayırmayacağım mavi kazağını yıkadım
    temizledim yastığının üzerinde duruyor.. Hazan mevisimi hüzün mevsimi aşk mevisimi..
    ayrılık mevsimi Kulağımda bana söylediğin şarkıyla yürüyorum tek başıma

    söz verdiğimiz gibi sarı yapraklı yolda....
     


  2. Güzel paylaşım için teşekkürler ablacımm emeklerine sağlık...
     
  3. ::ÇisiL::

    ::ÇisiL:: ÜYE

    30,800
    14
    0


    Paylaşım için tşkrlerr emeğine sağlık Zahidemm...
     
  4. zahide

    zahide Administrator Site Yetkilisi Administrator

    211,315
    1,910
    38


    teşekkürler sağ olun
     
Yükleniyor...

Bu Sayfayı Paylaş