Goktepeliler.com

Goktepeliler.com köy resimleri, flatcast destek forumu, flatcast radyo temaları, flatcast index, png, jpeg, gif resimleri adına paylaşımlar yapmaktadır.

ahşap arkafonlar, manzaralı arkaplanlar, çok güzle koyu renk manzara arkaplanlar



goktepeliler arkafonlarla (2).jpg
Müslüm Gürses, 15 Kasım 2012 Perşembe günü Memorial Hastanesi'nde geçirdiği by-pass ameliyatından sonra akciğer ve kalp yetmezliği nedeniyle yoğun bakıma kaldırıldı. Kendisine iki solunum cihazı bağlandı. Gürses, 3 Mart 2013'te, yaklaşık dört aydır tedavi görmekte olduğu İstanbul Memorial Hastanesinde hayatını kaybetti. 4 Mart 2013 günü Teşvikiye Camii'nde kılınan cenaze namazının ardından Zincirlikuyu Mezarlığı'na defnedildi.
knut-hamsun1.jpg



1. Knut Hamsun (1859 – 1952) – Açlık

1920 yılında Nobel Ödülü’nü kazanan Norveçli yazar Knut Hamsun’un otobiyografik öğeler taşıyan, monolog şeklindeki Açlık isimli yayımlanan ilk romanı, yazarın kendisi gibi onurunu kaybetmeden edebiyat dünyasında tutunmaya çalışan genç bir yazarın portresini çizmektedir. Psikolojik edebiyatın ilk örneklerinden biri olarak gösterilir.

“Ve öfke, içimde patlak verdi, alev alev ve hoyrat. Paketimi aldım; dudaklarımı kemiriyor, kaldırımda yürüyen sessiz, sakin insanlara çarpıyor, özür dilemiyordum. Bir bey, durup da kabalığımdan ötürü biraz sert söylenince geri döndüm. Kulağına manasız bir kelime haykırdım, burnuna yumruğumu dayadım; sonra dizginleyemediğim kör bir hiddetle kaskatı yoluma devam ettim. Adam bir polise seslendi. Ve ben daha ne isterdim, bir an elime bir polis geçirmekten gayrı? Polisin yetişebilmesi için mahsus adımlarımı yavaşlattım, fakat gelmedi. Bir insanın, en candan, en hararetli bütün teşebbüslerinin yüzde yüz neticesiz kalmasında bir hikmet var mıydı, neydi? Niçin 1848 yazmıştım? Bu musibet senenin benimle ilgisi neydi? Yürüyordum; açlıktan bağırsaklarımdan gurultular geliyordu. Gün sona ermeden biraz olsun yiyecek bulacağım hiçbir yere yazılmamıştı. Bu iş böyle uzadıkça kafaca, vücutça o nisbette boşalıyor, dürüstlükten her gün biraz daha uzaklaşıyordum. Utanmadan yalan söylüyor, fakir fukaranın kirasını iç ediyor, hatta başkalarının battaniyelerine sahip çıkmak gibi alçakça düşüncelere kapılıyor, bütün bunları bir pişmanlık, bir vicdan azabı duymadan yapıyordum. İçimi çürük lekeler kaplıyor, gittikçe genişleyen siyah mantarlar sarsıyordu. Ve Tanrı beni göz altında bulunduruyor, göçüşümün konulu kurallara uygun, yavaş ve sürekli, zaman ölçüsünü hiç bozmadan olacağımı önceden biliyordu. Ama cehennemin dibinde zebaniler beni bekliyordu, çünkü büyük bir günah, Tanrı’nın...
Franz-Kafka-ve-Milena-Jesenska.jpg


1. Franz Kafka (1883 – 1924) & Milena Jesenská (1896 – 1944)

Dünya Edebiyatı’na damga vurmuş Franz Kafka anadili olan Almanca ile yazardı yazılarını. Milena, bunları Çekçe’ye çevirmeye başlamıştı. Tanışmaları da bu sebeple olur. 1920’de Kafka verem olduğu için Meran’da dinleniyordu. Milena Viyana’daydı. Birbirlerini görmeden mektuplaşmaya başladılar. Dostça başlayan mektuplaşmalar kısa bir süre sonra tutkulu bir aşka döndü. Aslında bu aşk yalnız mektuplarda kaldı. Üç yıl sürdü mektuplaşmalar. İki ya da üç kez buluşabildiler. Kafka her buluşmadan sonra büyük bir günah işlemiş sanır, suçlu görürdü kendini, tiksinir, üzülür gene de özlerdi. Milena o sıralarda evliydi. Kafka da nişanlıydı. (Kafka bir kızla iki kez olmak üzere üç kez nişanlanmıştır.)


“Seni sevdiğime göre, evet, seviyorum seni, anlayışı kıt kız, için rahat etti mi? Koca deniz, dibindeki küçücük taşı nasıl severse, benim de sevgim öylesine yığılıyor üstüne. Tanrı isterse, o küçük taş ben olurum bir gün, yeryüzünü de seviyorum demektir, sol omzunu da, hayır sağ omzundu önce, canım isteyince öperim de onu, aç biraz omzunu, n’olur? Sol omzun sonra gelir; sonra ormanda üstümdeki yüzün, gene ormanda aklımdaki yüzün ve çıplak göğsünde dinlenen başım. “Biz tek insan olduk bile” demekte haklısın, korkmuyorum da bundan ötürü, tersine, bu benim tek mutluluğum, tek böbürlendiğim şey, yalnız olmana da yüklemiyorum bunu. Sana borçluyum bunu Milena, onun için yanında çok rahat ve çok rahatsızım, onun için yanında çok çekingen ve çok özgürüm; bunu anladıktan sonradır ki, bütün öteki yaşamıma boş verdim. Gözlerime bak! Şu son satırlara delice bir şey katmak isterdim, çılgınca bir kıskançlık, ama sevin, korkma, yendim bu isteğimi.”


2. Victor Hugo (1802 – 1885) & Juliette Drouet (1806 – 1883)

Victor Hugo salt yazdıkları ve...


Pişmiş makarna kaç günde bozulmaktadır. Makarna kaç günde bozulur diye tereddüt eden bir çok kişi bulunmakta.. Pişmiş makarna ortalama dolapta saklanıyorsa 2 günde. dışarıda muhafaza ediliyorsa 1 günde bozulur.